S.

30 Mart Dünya Bipolar Günü
Aşırı detaylı, çok bağlantılı, çok yoğun bir iç dünya, yorgunluk kadar derinlik veren bir deneyim. Taşma kadar sezgi, karanlık kadar da keskin bir fark ediş. 24 yıldır içimdeki mevsimlerle konuşuyorum/ yaşıyorum. Dünya'nın 4 mevsimi ruhumun mevsimlerini etkiliyor. Kışları ve birkaç kez de yaz mevsimi "insana fenalık yapıyor" demişliğim var. Ancak bu depresif dönem içindi. Çünkü ben zihnimin fikirlerle ışıl ışıl yüksek voltajlı hâlini seviyorum. Ah mani ve hatta hipomani.. Parlak bir dünya, kendi zihnimin hızına yetişememek nasıl da güzel. Konuşmak, yazmak ve yaratmak için kontrol edilemez dürtüsellik.. Yaşıyorum işte. Yaşıyorum. Kelimeler yetişmiyor, yetişemiyor bana. Yaşıyorum. taşan, nefes nefese kalan, gökte uçan, yaratan, duran, düşen, kaybolan, yıkan, yakan, düşünen, toparlanan, yeniden kurulan, bir düşünceden ötekine yıldırım gibi sıçrayan, bir ayrıntıya takılıp onda kaybolan, aynı anda fazla açık sekmeyle yaşayan, dünyayı bazen gereğinden fazla yüksek çözünürlükte algılayan, kalabalığın gürültüsünden yorulup kendi sessizliğinde çoğalanım. Ve bu ben'in bir kısmı bu yanımla ilgili. Şimdi bu yazıyı yazarken bu yanıma müthiş bir şükran duyuyorum. 🖤
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
2018 ALES'te çıkan bu alıntı hangi kitaptan?
Eskiden insanlar işine gitmek için ilk önce Tramvay Caddesi'ne çıkardı. Havanın ılık rüzgârı yüzüne vururken gökyüzüne bakar, gökyüzünün mavi olduğunu görünce de sebepsiz bir sevinç duyardı. Sonra, vakti de varsa, ağaçlar altında yürümeyi düşünür, adımları kaldırımlarda gezenirken birtakım hayaller kurardı. Şimdi insanlar göğün mavi veya siyah olmasını aldırış bile etmiyorlar. Boş bir telaş içinde koşturuyorlar. Ne imgeler ne de hülyalar var artık..."
Üretken olma dürtüsü, tutkusu, arzusu.. Çocukluğumdan beri benimle olan bu şey otantik zihnimle ilgili. Günümüzde ise pek çok bireyde bu durum modern zamanların üretkenlik propagandasından kaynaklanıyor olabilir mi? Nörotipik biri için yaşamak salt hali ile tatmin edici olabilirken, otantik biri için anlam, anlamın keşfi/ üretimi/ yaratımı tezahür etmedikçe tatmin olmak mümkün değil. Belki.
Okuduğu Kitaptakileri Unutanlar Kulübü
Ben kitabı okuduğumu unutmakla kalmıyor, kitabın kütüphanemde olduğunu da unutuyorum. Aynı kitaptan 2 kopya.. En sinir bozucu olanı ise zamanında okuyup kütüphanemde tutmama gerek olmadığını düşündüğüm için bir otobüs durağına bıraktığım kitapları yeniden almak ve "Ay daha önce almıştım, bunlar bende yıllarca kalacak kadar değerli değil." demek. Ah neyse. Bundan daha iyi nasıl olur?
Aralık Ayı Kitap Alışverişimden Vol.1
En yakın zamanda inceleyip üstüne düşünmeyi seçtiğim kitaplar: - Teresa Hala'nın Soruşturmaları 1, 2 ve 3 - Labirent Dedektifi Sherlock Holmes ile Çöz - Kedi Değil Kiti - Bahçemdeki Kurbağalar - Labirent Dedektifi Pierre: Labirent Soruşturması