S.

2/10
·32 syf.··
2026 9. kitabı
Çizimler Astronomi'ye ilgi duyanlar için ilgi çekici ve hayal gücünü zenginleştirici olabilir. Ancak ilgi duymayanlar için fazla karmaşık olacaktır. Bir günde uzay gemisini ve yarış arabasını çizmesi ve yapması başlangıçta absürt geldi, hiperodaklanma yaşadığım anlarda neler yaptığımı hatırlayınca yazarı eleştirmekten vazgeçtim. İş birliği ve disiplinin önemini anlatması, yaratımın sürecinin bazen başarısızlıkla sonuçlanabileceğini göstermesi kitabı faydalı yapardı. Bu hâliyle yüzeysel bir kurgusu var ve hedonist bir mesaj taşıyor.
Küçük Astronot DorukBarbara Scholz · Türki İş Bankası Kültür Yayınları · 201944 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·32 syf.··
2026 8. kitabı
Mükemmellik düşüncesine sahip bir sincap ve kendi sesini duyurmayan (gerçek, ben ne talep ediyorum demeyen) bir köstebeğin piknik macerasını okudum. En güzel piknik yerini bulmak için uzun bir yolculuk yaparlar. Başladıklara yere döndüklerinde çantanın yırtık olduğunu ve yiyeceklerin yolda düştüğünü fark ederler. Yiyecekleri bulup onların peşine düşen diğer hayvanlarla yiyip içerler. Arkadaş olurlar. Başka bir piknikte buluşmak için sözleşirler. Yolculuğun sonunda sincap kusurun içindeki kusursuzluğu fark edip takdir eder; köstebek kendi sesini duyurur: lütfen bir dahaki sefere sandviçlere tereyağı sürelim. Olumsuz durumlarda "Bunun bana hediyesi nedir?" sorusunu sormak boşuna tavsiye edilmiyor. Kitabı okurken ikisinden de epey rahatsız oldum. Sincap, otistik zihnimin mükemmellik saplantısını; köstebek ise dehbli zihnimin hiperaktif ve dürtüsel doğasını gizlemek için onaylanma maskesini yaratışını anımsattı. Ah bir de çantayı kontrol etmeden yola çıkmaları kontrolcü yanımı uyardı. Tüm hayvanları sofraya davet edip kaynaşmaları da bipolar zihnimin manik atağını hatırlattı. Hâlbuki hepsi ben, hepsi benim, hepsi benden.
Kusursuz PiknikCiara Flood · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201974 okunma
Belki zürafa da bir otistikti..
Puan vermedi·32 syf.··
2026 7. kitabı
Uçma arzusu taşıyan bir zürafa ve ona nesi olsaydı uçabileceğini söyleyen beş kuş: karga, baykuş, martı, güvercin ve serçe. Her karşılaşmada "uçamazdı elbette (...) zürafa" diyor yazar. Beş kuş zürafanın eksikliğine dikkat çekiyor. Hâlbuki eksiklik diye etiketlenen şey sadece bir farklılık değil midir? Yazar "Her binişinde salıncağa duysa da aynı mazeretleri zürafa hissederdi kendini uçuyormuş gibi bulutlarda." diye sonlandırıyor öyküyü. Bir kuşun anatomisine sahip olmadığından uçamayan zürafa arzusuna bir çıkış yolu bulmuştur. Okurken ve bunları yazarken kendi öykümü düşündüm yine: mesela ben kendimi bildim bileli doğal bir yolla (ilaçsız) derin uykuya dalmanın neye benzediğini bilmiyorum. Sosyal ilişkilerin yoğun olduğu anlarda/ yerlerde bunalıyorum, afallıyorum; günler boyu inzivada olursam ancak zihnimi toparlayabiliyorum; birinin bir sorununu dinlerken dinlemeyip/ teselli etmeyip pat diye çözüm yolları anlatıyorum. Maskeler kullandıktan sonra tükenmişlik yaşıyorum. Özlemiyorum, özlemenin ne olduğunu anlayamıyorum. Ve daha başka "yetersizlikler/ eksiklikler"... Çocukken tanı almayan diğerleri gibi ben de bu yap(a)madıklarım için yıllarca kendimi yargıladım. Kendimi suçladım. Hâlbuki sadece zihnim farklıymış, dünyanın nörotipik yapısı bana uygun değilmiş. Şimdi bu farklılığı onurlandırarak yapıyla savaşmadan kendi şarkımı söyleme zamanı.
Bir Zürafa Beş Kuş Eder mi?Semra Alkan · Multibem Yayınları · 201817 okunma
Kıştan Deliliğe Giden Bir İnceleme
Puan vermedi·32 syf.··
2026 4. kitabı
Bir ormanda kışın yaklaşmasıyla beraber canlıların adaptasyonlarını sezdiren bir kitap. Sezdiren diyorum çünkü bazı canlıların durumu yüzeysel anlatılmış. Kar ayakkabılı tavşan Çilek ilk kışını yaşacaktır. Kışın ne olduğunu bilmediğinden diğer canlıların kış hazırlıklarına şahit olunca ve o adaptasyonu yapmaya kalkıp da başarısız olunca (mesela sığırcıklar gibi sıcak bölgelere uçamaz) kışın korkulması gereken bir canavar olduğunu düşünür. Korkar, telaşlanır. Daha evvel duymadığımız yahut detaylarına hakim olmadığımız kavramlar da bizlerde buna benzer duygular yaratmıyor mu? Mesela bir süredir sosyal medyada dehb güzellemesi var. "Yüksek işlevli" otistikler açıkça durumunu yazıyor. Doktor tanısı olmamasına rağmen kısacık videolardan öğrendikleri ile kendisinin dehbli/ otizmli oldugunu iddia edenler var. [Birleşik Devletler'de öz tanı (self-diagnosed) kişiler epeyce olsa da ben bu iddiaları gerçekçi bulmuyorum.] Ancak psikiyatrik durumlar hâlâ öteki ve tehlikeli. Mesela bipolar duygulanım "bozukluğu"nu açıkça söyle[ye]meyenlerdenim. Çoğumuz özellikle medyadaki dışlayacı söylemler sebebiyle kimliğimiz bu bileşinini gizleme ihtiyacı duyuyor. #autismpride #adhdpride etiketlerine #bipolarpride da yakında eklenecek gibi geliyor. Neyse. Fen Bilimleri dersi adaptasyon kavramından yola çıkıp yine nerelere geldim. Hahaha yaşasın nörofarklı zihnim!
Kış GeliyorJan Thornhill · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202053 okunma
Puan vermedi·32 syf.··
2026 6. kitabı
Mario Levi'nin bir cümlesini hatırlattı bu kitap: Herkesin kendine göre anlatılan bir hikayesi var ve bir de anlatılmayan. Bu öykü vıraklayamayan bir kurbağanın önce mutsuzluk sonra kabullenişle devam eden farklılık deneyimini anlatıyor, tüm kurbağalar vıraklarken vıraklayamamak farklılığın kaynağı. Kendi sesini arayan, aramayı bırak yeniliğe açılan Sanço kendi sesimi arayıp duyuramaşımı anımsattı. Şimdi sesimin adını biliyorum: otistik, bipolar, dehbli.. Birkaç haftadır yasta idim. Benim kabullenişim Sanço'nunki gibi yeniliğe gülümsemek ve adım atmakla mümkün olmayacak gibi.. Nasıl olacak bilmiyorum. Yas ne zaman ve nasıl sona erecek, daha doğrusu sona erecek mi, fikrim yok. Sebebim Var | peguenN'in sesiyle kitabımı kapatıyorum.
Kurbağa Sanço ve Neşeli OrkestrasıFreya Hartas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202063 okunma