S.

@norodivane·
·
sabitlendi
Nörodiverjan Zihnime Bir Mektup
Yeni bir yolculuk. Bildiğimi sandığım şeyleri başka bir pencereden keşfetmek. Klasik planlama yerine akışkan planlama. To do list yerine Could do list. Hedef yerine niyet. Ritüellerle adım atmak. Lineer olsun diye bükmeye çalışıp durduğum zihnimin sezgisel, spiral, döngüsel, dalgalı doğasını kucaklamak. Sormak: Benim doğal ritmim nasıl? Kendime nasıl nazik davranabilirim? Şöyle dedi: "Senin planlara dair hafızanın olmaması, "bozuk hafıza" değil- belki de bastırılmış, geçersiz kılınmış ya da hiç kurulmamış bir ritmin göstergesi. Senin kararsızlıkların, dünyaya uyum sağlamaya çalışırken kendinden uzaklaşmamaya çalışmanın direnci."
Reklam

S.

, bir kitabı okumaya başladı
Ahmet Mithat Efendi
7.9/10 · 912 okunma
30 Mart Dünya Bipolar Günü
Aşırı detaylı, çok bağlantılı, çok yoğun bir iç dünya, yorgunluk kadar derinlik veren bir deneyim. Taşma kadar sezgi, karanlık kadar da keskin bir fark ediş. 24 yıldır içimdeki mevsimlerle konuşuyorum/ yaşıyorum. Dünya'nın 4 mevsimi ruhumun mevsimlerini etkiliyor. Kışları ve birkaç kez de yaz mevsimi "insana fenalık yapıyor" demişliğim var. Ancak bu depresif dönem içindi. Çünkü ben zihnimin fikirlerle ışıl ışıl yüksek voltajlı hâlini seviyorum. Ah mani ve hatta hipomani.. Parlak bir dünya, kendi zihnimin hızına yetişememek nasıl da güzel. Konuşmak, yazmak ve yaratmak için kontrol edilemez dürtüsellik.. Yaşıyorum işte. Yaşıyorum. Kelimeler yetişmiyor, yetişemiyor bana. Yaşıyorum. taşan, nefes nefese kalan, gökte uçan, yaratan, duran, düşen, kaybolan, yıkan, yakan, düşünen, toparlanan, yeniden kurulan, bir düşünceden ötekine yıldırım gibi sıçrayan, bir ayrıntıya takılıp onda kaybolan, aynı anda fazla açık sekmeyle yaşayan, dünyayı bazen gereğinden fazla yüksek çözünürlükte algılayan, kalabalığın gürültüsünden yorulup kendi sessizliğinde çoğalanım. Ve bu ben'in bir kısmı bu yanımla ilgili. Şimdi bu yazıyı yazarken bu yanıma müthiş bir şükran duyuyorum. 🖤
2018 ALES'te çıkan bu alıntı hangi kitaptan?
Eskiden insanlar işine gitmek için ilk önce Tramvay Caddesi'ne çıkardı. Havanın ılık rüzgârı yüzüne vururken gökyüzüne bakar, gökyüzünün mavi olduğunu görünce de sebepsiz bir sevinç duyardı. Sonra, vakti de varsa, ağaçlar altında yürümeyi düşünür, adımları kaldırımlarda gezenirken birtakım hayaller kurardı. Şimdi insanlar göğün mavi veya siyah olmasını aldırış bile etmiyorlar. Boş bir telaş içinde koşturuyorlar. Ne imgeler ne de hülyalar var artık..."

S.

, bir kitap okudu
Puan vermedi·424 syf.·
2026 10. kitabı
Richard Osman
7.1/10 · 319 okunma
Reklam