M. Akif

25) Kara (Arz) Burada arz, kuru toprak demektir. İnsan canlı bir şekilde toprağa ulaştığında, denizin ölü bir şekilde karaya attığı, varlıkları yemeyi alışkanlık haline getirmiş karadaki vahşi hayvanlar, haşereler, böcekler ona doğru gelir. O kişi ise sahip olduğu güçle kendini müdafaa eder, ölünceye veya uyuyuncaya kadar beklemek üzere oradan uzaklaşır. Bu durum onu korku menziline ulaştırır. 26) Korku (Havf) Burada korku, söz konusu vahşi hayvanlardan duyulan korkudur. Ansızın bir ses ona "Onlardan korkmayın, iman sahibi iseniz sadece Ben'den korkun!"¹ diye hitap eder, Başka bir ifadeyle Allah "Nerede olursanız olun, sizinle beraberim."² der. Bu ses insanı haşyet haline ulaştırır.
Sayfa 62 - ¹Âl-i İmrân, 3/175, ²Hadîd, 57/4.
Din
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
24) Hayret Denizi (Bahr) Burada deniz, hayretin karşılığıdır. Kişi maşuka, yani sevdiğine nasıl ulaşacağı hakkında kendinde ortaya çkan hayret denizinde boğulur. Bu deniz onun gözünde büyür, dalgaları kabarır ve ondan kurtulmayı istemek zorunda kalır. İnsan bir kara canlısı olduğu için ancak karada yaşayabilir. Onun doğası toprağa meylederken toprak da onu kendisine doğru çeker. Denizin dibi derindir ve onu çekerek dibine ulaştırmak ister. Denizde boğulma ve orada helak olma duygusu, denizden kaçmaya ve kendisini kurtaracak her şeye bağlanmaya sevk eder. Başka bir ifadeyle boğulma duygusu insanı kendisini canlı bir şekilde kuru toprağa ulaştıracak sebeplere bağlanmaya yöneltir. Çünkü deniz, onu kuru toprağa boğulup ruhu bedeninden çıktıktan sonra atar. Bu nedenle kişi karaya doğru kaçar.
Sayfa 62
Din
23) Mecazi Aşk ('Işku'l-mecâzi) İnsan yaratılmışların güzelliğine ve ihsanına bağlanır, âşık olur. Mecazi aşk kalbe yerleştiğinde insanı yükselterek hakiki aşka ulaştırır. Böylece insan bir adımda yirmi bir makamı kateder. Bazen de bu yükseliş esnasında talep edilen ve arzulanan bir uca ulaşır ve aciz bir şekilde hakiki aşka yerleşir. Mecazi aşk insanın kalbine tam olarak yerleşmezse, bu aşk onu denize ulaştırır.
Sayfa 61
Din
22) Tamah Tamahkârlık insanların elindekilere yönelik olarak, bir şeyi sebeplerine başvurmadan elde etme arzusu içinde olmak demektir. Tamahkârlık Allah'a dair işlerle ilgiliyken bile tamahkâr insan kınanır ve ahmaklıkla nitelenir. Hal böyleyken belirgin nitelikleri yoksulluk, acizlik, zillet ve ölüm olan yaratılmışlar hakkında tamahkâr olanın durumu nasıl olabilir? Ebû Bekir el-Verrâk (ö. 280/ 893) şöyle der: "Tamahkârlığa 'Senin baban kimdir?' diye sorulsa, hiç kuşkusuz 'Kader hakkındaki kuşku' derdi. 'Mesleğin nedir?' diye sorulsa, 'Zillet elde etmek' diye cevap verirdi. 'Neticede insana ne verirsin?' denilse hiç kuşkusuz, 'mahrumiyet' diyecekti." İnsanın yaratılmışlar hakkındaki tamahkârlığı onları sevmeye ve onlara bağlanmaya yol açar. İbn Atâullah el-Hikem'inde şöyle der: "Umut kestiğin iş karşısında hür, tamahkâr olduğun iş karşısında kölesin.'" Bu menzil insanı mecazi aşka ulaştırır.
Sayfa 61
Din
21) Bast Bir diğer nüshada bast yerine sekr (sarhoşluk) denilir ki her ikisi aynı şeydir. Çünkü sevinmek, neşelenmek ve gönlün açılması hareketlenmeye ve rahatlamaya (inbisât) yol açar ve bu da kabzın zıddıdır. (...) Sûfîlerden biri şöyle demiştir: "Yaygıda (bisât) otur, fakat yayılma (inbisât)!" İbn Acîbe bir şiirinde şöyle der: Bast halinin bir adabı vardır uyman gereken Yoksa önce ayakların kayar, sonra kalbin peşinden Korku, tazim ve nimet karşısında heybet En önemlisi ise dili konuşmaktan menet Mürit bast haline ulaştığında, "suskunluk" halini düstur edinmeli, ağırbaşlılık ve vakarı hal edinmelidir. Böyle bir insan halvete girmeli, daha çok evinde durmalı, Allah'ı çok zikretmelidir. Üstat Ebû Meyden el-Gavs el-Hikem'inde şöyle der: "Allah bir kuluna hayır ve iyilik vermeyi murat ederse, onu zikrine alıştırır, kendine şükretmeyi nasip eder." Başka bir ifadesinde şöyle der: "Kim yaratıklarla ünsiyet ederse Hak'tan uzaklaşır, gaflete kapılarak şehvete düşer." Yaratıklarla ünsiyetin Hak'tan uzaklaşmanın ve vahşet halinin işareti olduğunu söyledik, çünkü insanlar seni ya itaat etmekten alıkoyar veya tamahkârlık ve günah kapılarını sana açar. Bu nedenle bast halinin adabını korumayan kişiyi bu durum tamahkârlık haline ulaştırır.
Sayfa 60
Din