Nothinghill

Savaşmayı bırakan insana kim ne yapabilir ki? Yenilmek kadar büyük özgürlük yok, şimdi kazananlar düşünsün Osman.
Reklam
“Bu sakinlik televizyonu açana kadar sürüyor. Cennet vatanımızın politik gündeminden saçlarım beyazladı, sinirden yatak sardım, kaputumdan dumanlar çıkartıyorum. Ülkenin hali hal değil, bu olanlar yalnız başına taşınacak gibi değil. Gelip biraz destek atsan ne güzel olur Osman, ben kaldıramıyorum”
“Ne zamandır ses çıkarmadım diye senden vazgeçtim sanma, buradayım, bekliyorum Osman. Balkondaki çamaşırlığa mandalla kollarımdan asılmışım da orada öylece unutulmuşum gibi... Ben kurudum artık topla beni Osman.”
"Halk arasında Erika’nın gülü diye adlandırılan bir bitki var. Bizim halktan bahsetmiyorum tabii, muhtemelen içinde Erika’ların olduğu bir çöl halkı bu. Her bitki gibi susuz kalınca kuruyor fakat ölmüyor. Suyunu tamamen çekince bir top formuna bürünüyor. Sonra rüzgârın da yardımıyla oradan oraya sürükleniyor. Yıllardır süren kuraklığın ardından bile ulaştığı ilk nemli yerde dallarını tekrar yayıyor. Bir de yağmura denk gelirse misler gibi çiçekleniyor. İşte ben de şu sıra kendimi bu bitkiye benzetiyorum. Evet, belki kurudum ama inatla ölmüyorum. yeşillenmem bir yağmura bakar Osman, ben artık istemiyorum."
“Kendimden sökemediğim yerlerine yapışıp tam kalmaya çalışmaktan da bıktım. Bundan böyle kolum mu sende kalacak, bacağım mı bilmiyorum. Diyetim neyse ödüyorum, olduğum kadarımla sökülüp gidiyorum Osman”
Alıntı
Reklam