Hume bu kitapta Tanrıyı inkar etmekten ziyade, insanların Tanrının varlığına ulaşma biçimini irdeliyor. Kusursuz bir düzenin varlığının tanrının varlığının kanıtı olamayacagını anlatmaya çalışıyor. Hatta dünyadaki acıların, kötülüklerin düzensizlik olarak yorumlanabileceğini söylüyor. Tanrı varsa ve bu kadar üstün bir yaratıcıysa neden kötülük var gibi. Sonuç olarak Hume’e göre tanrı varsa da, kanıtlamaz.
Bence burda eksik kalan kısım şu. Evet Hume bir açık yakalıyor ve ifade ediş biçimi son derece anlaşılır. Ancak bu açığı dolduramıyor. Evet insanlar acizliklerinden ötürü her şeye muktedir bir tanrı tahayyül etti ancak doğadaki müthiş düzeni açıklayacak daha iyi bir fikir ortaya atmıyor ki fikir de zaten Evrim teorisi olarak karşımıza çıkıyor daha sonra. Felsefenin olayı da biraz bu zaten. Çözümün yolunu açıyor ancak çözümün kendisi değil.
Teolojiye, dinlerin oluşumuna ve kitleler üzerindeki etkisine meraklı bir okur olarak okuduğuma memnunum.