Uygar insanın, bu umutsuzluk çıkmazından kurtulabilmek için, görüşünü ve zekasını geliştirdiği kadar gönlünü de genişletmesi gerekir. Nefsini yenmeyi, bunu yaparken de özgürlüğünü kazanmayı öğrenmelidir.
Peki, dostluk propagandası neden düşmanlık propagandasından daha az başarılı oluyor? Bunun nedeni şudur: Bugünkü haliyle uygar insan nefrete dostluktan daha fazla eğilimlidir. Nefrete eğilimlidir, çünkü yaşamından hoşnut değildir, çünkü yaşamın anlamını yitirdiğini, dünya nimetlerinin tadını başkalarının çıkardığını kendisinin bir çoğundan yararlanamadığını hissetmektedir.
Yalnız şunu da bilmek gerekir ki, doyurucu zevkler ulaşılmaz oldukça, hayata katlanabilmek için heyecana gereksinim duyulsa da, heyecanlandırıcı hazlar ve eğlenceler mutluluk vermezler. Böyle bir durumda olan tedbirli birisi, kendisini frenleyerek hem sağlığına hem de çalışmasına zarar verecek derecede yorucu olan hazlardan ve eğlencelerden uzak durur.
Düşüncelerini ve umutlarını benliğinin üstünde bir şeye yöneltebilen birisi, dünyanın sıradan dertlerinde, tam anlamıyla bencil birisi için olası olmayan bir huzur bulabilir.