Kurdun kurt olması, tavşanın tavşan, solucanın da solucan olmasına sözüm yok; bunların ruhu karanlık ve zayıftır, itaarkardırlar ama sen insan evladı, sen kendini Tanrı ve Şeytan yerine koymuşsun! Tanrı ile Şeytan senin şu daracık, kokan hücrende nasıl bir korkunçlukla çürüyüp birbirlerine karışıyorlar! Tanrı dişlerini gırtlağına geçirip kan içen bir kurt! Şeytan ise kulaklarını kambur sırtının üzerine yatırmış bir tavşan! Katlanılır şey değil, sana katılıyorum. Bu durum yaşamı sonu gelmez bir azap ve işkenceye çeviriyor, ruh bir acının içinde kıstırılmış kalıyor.
Düşünsene: doğurduğun her üç çocuktan biri katil, öbürü kurban, üçüncüsü ise yargıç ve cellat olur. Her gün katilleri öldürürler, her gün de yeni katiller doğar; her gün katiller vicdanı öldürür, vicdan da katilleri idam eder; sonuçta ikisi de varlığını sürdürmektedir: Katiller de vicdan da. Nasıl bir sisin içinde yaşıyoruz böyle?