"...yalnızlık hoşnutluk verir, kendisiyle baş başa kalabilmek en değerli mülktür, geri kalan her şey gereksizdir, eğer varsalar da çoğun sadece bir yük oluştururlar. Buna göre, yalnızca böyle bir insanın ağırlık noktasının bütünüyle kendi içinde olduğunu söyleyebiliriz."
"Kim aşkın çekim alanına tutulursa, artık kendinde değil maşukunda yaşar, üstelik kendini sevgilisine kaptırdığı, ona nüfuz ettiği ölçüde zaten sevinç dolu olan göğsü daha da kabarır."
"Peki ya hakaret, onur kırma, rezalet ve paylama? Bunlar insana hissedildiği oranda acı verir, hissedilmiyorsa fena şeyler değildir. İsterse bütün halk insanı ıslıkla aşağılasın, o kendini alkışlamakla meşgulse ne zararı var bunun? Bu başarıyı neye borçlu peki-budalalığa tabii ki."