Nesnel yarı kaderin elindedir ve değişkendir; öznel yarı kendimizdir ve bu da esasen değişmezdir. Burada anlaşılıyor ki çoğu zaman sadece kader ve sahip olduklarımız hesaba katılsa da mutluluğumuz aslında kim olduğumuza bizim bireyselliğimize bağlıdır. Kader düzelebilir ve yetingenlik ondan çok şey talep etmez; fakat ahmak her zaman ahmaktır ve ruhsuz bir hödük sonsuza dek ruhsuz bir hödük olarak kalır; isterse cennette çevresini huriler sarsın. 'En büyük mutluluk kişiliktir.'
Hayat satranca benzer: ikisi için de plan yaparız fakat bu satrançta rakibin, hayatta da kaderin kendi istediğini yapma şartına bağlı kalır. Bu şekilde yapılan değişiklikler genellikle o kadar önemlidir ki planımız uygulamada kimi ana hatlarıyla tanınmaz hale gelir.