nur

İngiltere, Fransa ve Amerika, Osmanlı İmparatorluğu'nun Arap topraklarını paylaşmak için ayrıca bir yarışa giriyorlar, Amerika geçici olarak sahayı terk ettiği için de ganimet paylaşımı İngiltere ve Fransa arasında yapılıyordu. Küçük Asya adı verilen Anadolu'daki yağma ve ganimetlerin elde edilmesi ise Yunan ve İtalyan ordularına havale ediliyordu. Ancak hiç beklenmeyecek şekilde General Mustafa Kemal Paşa liderliğinde Kurtuluş Savaşı'nı başlatan Türkler, zafer kazanan devletlerin yağma iştihalarını yarıda bırakıyordu.
Sayfa 407·Kitabı okudu
Siyaset
Reklam

nur

, şu anda okuyor
%4 (3/69 syf.)
Sezai Karakoç
9.3/10 · 11,7bin okunma
Türkiye'nin güçlü bir şekilde pazarlıklara başlaması Gertrude'u endişelendirmiş görünüyordu. Türkiye'de saltanatın kaldırılması Irak'ta kurmaya çalıştıkları krallık rejimini tehdit edebilirdi. Şiilerin tamamı ve Sünnilerin bir kısmı Cumhuriyet taraftarı olmuşlardı. Bu alternatif hiç dikkate alınmadan krallık rejimi halka dayatılmıştı. Gertrude, bu rejimin geleceğinin aslında Türkiye'ye bağlı olacağını çok iyi biliyordu. Türkiye'nin bağımsız olması, güçlü bir ülke olarak ortaya çıkması Arap dünyasında İngiliz karşıtlığını körükleyecek, onlar da Türkiye'nin ortaya koyduğu gücü elde etmek için çaba gösterecekti.
Sayfa 384·Kitabı okudu
Siyaset
Gertrude'un "iyi" olmaktan ne anladığı saltanatın kaldırılmasıyla Türkiye'deki milli iradenin Lozan'a nasıl yansıdığıyla ilgili yaptığı ilginç değerlendirmeden tespit edilmektedir: "Bu arada Sultan'ın tahttan indirilmesinden sonra bize sığınması ve Kral Hüseyin'in Türk taraftarı propagandaları etkisiz kılmak için onu kendi ülkesine davet etmesi... Ne acayip işler, değil mi? Açıkçası geleceğe yönelik bir ışık görmüyorum. Lozan Konferansı'nın hoş bir açılış yapmasına rağmen İstanbul'dan gelen haberler çok kötü ve Kemalistlerle baş edebileceğimizi hiç zannetmiyorum."
Sayfa 384·Kitabı okudu
Siyaset
Kürt sorununun gündemi meşgul ettiği bir dönemde Faysal, Meclis'i kapatıp hükümeti fesh etmiş, yeni bir hükümet kurmuştu. Bu Faysal'ın bir yıl içinde yaptığı üçüncü değişiklikti. Nakib'in yerine başbakan olarak Muhsin Bey Sadun atanmıştı. Bütün bakanlar Türk karşıtları ve İngiliz mandası taraftarlarından oluşmuştu. Bu nedenle olsa gerek Gertrude, yeni kabinenin eskisinden "iyi" olduğunu düşünüyordu.
Sayfa 382·Kitabı okudu
Siyaset
Reklam