"Ah! Evet, varoluş, bir Yitik Cennetin ortaya çıkarılışı dâvasıdır. Kavgamızın, iç ve dış kavgamızın sebebi bu. Ölümle hayat arasında iki yana da çarpa çarpa dönüşümüz ve baş döndürücü hunide kendimiz gibi dünyamızı da döndürüşümüz bunun için."
"Tanrı'ya teslim oluş, fâni teslimiyetlerin sona erişi demektir. Tanrı'ya köle olmak mı? Evet şeytanın aldattığı çağdaş zihin böyle bir parlak soruyla karşısına çıkacaktır inanmış insanın. Ama boşuna. İnsanın Tanrı'ya köleleşmesi söz konusu değildir. İnsan Tanrı'nın kuludur. Doğası itibariyle böyledir. İmân, bunu kabul etmektir. İmân, kalbde olanı tasdik etmektir. İmân, paslanmış kalb altınını paslarından arındırıp ortaya çıkarmak demektir."
"Şehit nedir? Toprak uğruna ölen midir şehit? Hayır. Bir anlam uğruna, hakikat ülküsü uğruna ölendir şehit. Toprak da, ancak, hakikat ülküsünün yurdu olursa uğruna ölünmeyi hakkeder. Ve hiç bir karşılık beklemeden, ilâhî medeniyet uğruna canını veren insana, bir anda, perdeler sıyrılarak hakikat çırılçıplak gösterilir. Hak dolaysız gösterilir. Bu sebeple o “görmüş" olur. O görmüş, duymuş ve tadmış olur. Böylece beş duygu dünyası öteye gider, öte de beriye gelerek beş duygu âlemini kendisine katar."