Bugün sizlere kadınların yaşadığı zorluklara değinen ve dostluğun anlatıldığı @seren_ay_ozcn_glr 'e ait olan bir kitap ile geldim.
Kitabımız karakter bakış açısıyla anlatılıyor ve adını bilmediğimiz ana karakterimiz, en yakın arkadaşı Mihri'ye canımın içi diyor, ismi de oradan geliyor. Ben ana karakterin adını olmadığı ve yaşadığı her seye rağmen kendini geliştirebildiği, dik durabildiği için arka kapaktan da etkilenerek kendi içimde Elmas dedim. Onun için Elmas, canının içiydi benim için o.
Kitabımız Mihri'in evlilik dışı hamile kalması ile başlayıp Saliha annenin abisi ve babası duymadan Halit ile evlendirmesi ile başlıyor. Ama bu kadar da değil, Halit'in Zühre ile evlenmesi beklenirken Zühre bir başkası ile kaçıyor. Asım (Mihri'nin abisi) o da Zühre'yi seviyor ve aslında Halit'in onu sevmemesinin tek nedeni de bu değil. Mihri'nin evliliği başlarda güzel olsa da Halit'te bir problem olduğunu farketmeye başlıyorlar ve zaten olayların çoğu bu farkındalık ile başlıyor. Kitabın içine girip Halit'i çok dövmek istedim. Bence Asım, Halit ve Saliha anne en bencil karakterlerdi. Halit'in yaşadıklarına üzülsem de hiçbir şey Mihri ve Yağız'a, diğerlerine yaşattıklarını haklı çıkarmazdı. Ama her şeyin arkasında neden olarak Eyüp Babanın çıkması beni de şok etti.
Ana karakterimize gelecek olursam, hasta babası ve Mihri dışında kimsesi yok diyebiliriz. Halaları var ama babası vefat edince onlar bile arayıp sormamış. Babasının yanında refakatçi kaldığı sıralarda Rüçhan adında bir hemşire ile yakınlaşıp arkadaş oluyor, ilerleyen zamanlarda onunla ev arkadaşlığı yapıyor ve Rüçhan okumasi için onu gaza getiriyor. Hayatlarına Barış ve Sezai karakteri giriyor ki bence herkesin öyle karakterlere ihtiyacı var. Halit ve Asım ne kadar red flag ise Barış ve Sezai o kadar green flag