“Eğer ki her "ölçüm" (her kuantum etkileşimi) bir olanaklı
geçmişler yelpazesi içerisinden seçim yapıyorsa,
o halde zamanda geriye doğru, ta Büyük Patlamaya dek tutarlı geçmiş versiyonları eşevresizlik (öyle kabul edilir) tarafından elene elene gittiğimizi hayal edebiliriz. Başlangıçta her şey olanaklıdır. Ama herhangi bir kuantum etkileşimi meydana gelir gelmez kimi olanaklar ortadan kalkar ve farklı evren çeşitliliği azalır. Başka bir deyişle, tutarlı geçmiş evrenlerin yelpazesi daralır. Bu süreç, olanaklı dünyalar içerisinden bizim evrenimizin geçmişini (ama şurası çok önemli ki, sadece bizim evrenimizi değil) seçe seçe şimdiki zamana kadar devam eder. Eşevresiz Geçmişler yaklaşımı benzersiz tek bir Evren seçmez. Böylece Çoklu Dünyalar temasının farklı bir biçimine, farklı bir yolu izleyerek ulaşmış olduk.”
“Tüm geçmişler eşit ölçüde gerçektir ve dünyamızın
bildiğimiz tarihi olarak algıladığımız şey dünyaya dair
sorduğumuz sorulara bağlıdır. Tıpkı elektronlarla yaptığımız deneylerdeki gibi, dalga bulmaya çalışırsak dalga, parçacık bulmaya çalışırsak parçacık, geçmişte dinozorların varlığına ilişkin delil bulmaya çalışırsak geçmişte dinozorların varlığıyla tutarlı bir tarih buluruz. Bu illaki geçmişte dinozorların "gerçekten de var olduğu" anlamına gelmez. Daha ziyade, sadece, günümüzdeki dünyanın durumunun, geçmişte dinozorların var olması olanağıyla tutarlı olduğu anlamına gelir. Smolin'in ifade ettiği gibi, elimizde "öyle bir kuram var ki, soruları değil yanıtları formülleştirebiliyoruz."
“Yayılıp sistemin başka bir durumda bulunması olasılığını gitgide artıran bir olasılık dalgasına sahip, iyi tanımlanmış bir sistem düşünün. Uzun bir süre bekleyip sonra bakarsanız sistemi muhtemelen farklı bir durumdayken gözlemlersiniz. Ama çarçabuk bakarsanız olasılığın değişmeye vakti kalmış olmaz ve o zaman sistem aynı durumda olur. Ara bir durumda olamaz çünkü ara durumlar yoktur. Dolayısıyla dalganın tekrar aynı konumdan yayılmaya başlaması gerekir. Yeterli sıklıkta baksanız da hiçbir yere gitmez. Kuantum "demlik," ona bakmaya devam ederseniz kaynamayacaktır. Turing'in öngörüsü buydu ve günümüzde deneylerle test edilmiş durumdadır.”
“Ortadaki sorun şu ki, gözlemlediğimiz sonuca varmak
için birden fazla yol, yani birden fazla tutarlı geçmiş olabilir
(çoğu zaman olacaktır). Bu yaklaşımla açığa çıkan
benzersiz bir "Evren geçmişi" yoktur. Çift yarık deneyinin
elektron versiyonunda bir elektron, algılayıcı ekrandaki
belirli bir noktaya ulaştığı takdirde, hangi delikten geçtiğini
bilmek imkânsızdır. îki geçmiş de gözlemimizle tutarlıdır.
Oysa dünyanın tümü iki delikli deneyden çok daha karmaşıktır, dolayısıyla tutarlı geçmişlerden oluşan çok
daha geniş bir seçenek kümesine olanak tanır. “