Zamanın ruhu böyle davranır işte, tutsağı olarak içinde yaşayanlardan gizlenir, başka zamanlarda çekilmiş fotoğraflara bakarak bizleri dışarıdan gözleyenlere gösterir kendini.
Günümüzden geleceğe hemen hemen hiçbir şeyin kalma ihtimalinin olmadığı zamanımızda, her şeyin gün ışığını gördükten birkaç saniye sonra kaybolup tarihin sisine karıştığı bu devirde, geleneklere duyulan ve dinle alakası olmayan bir sadakat işte, diye düşündü Profesör Andersen...
İnternette mimik yok, iletişim hep eksik ve insanlar karşı tarafı dinlemek istemiyor; bu da bir kişiliğin tüm yönlerini görebilmeyi imkansız kılıyor. Bu da bu tarz ortamların ne kadar
tehlikeli olabileceğini düşündürüyor insana.