Neşe

Neşe
Kısa bir anda uzun uzun kalmak...
Zamanın dişleri parçalıyor, öğütüyor beni. Zamanın dişleri düşüncenin ve sanatın en üstün tecellisini bile paramparça ediyor, solduruyor, eskitiyor.
Sayfa 56
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Her ne kadar tersini söylesek de, her ne kadar vazgeçilemez değerlerden söz ederken buna cidden inanıyor olsak da, geçmişle aramızdaki ilişkide belirleyici olan şey derin bir kayıtsızlıktır. Vazgeçilemez değerler diyoruz ama aslında zorunlu bir değer verme durumu bu. Öyle görünüyor ki bilincimiz, bedenimizin ruhsal ölümsüzlük talebini gerçekleştirecek donanıma sahip değil.
Sayfa 55
Çok yakın bir zamanda ilk kez şunun ayrımına vardım ben: Benim aydın bilincim iki kuşaktan daha öteye gitmiyor, ondan sonrası tam bir karanlık.
Sayfa 49
"Belki de grip başlangıcı değildir de," dedi, "düşüncelerimdir beni bu kadar yoran. Son günlerde zamanın edebiyatı aşındırdığını ve yıkıma uğrattığını düşünüyorum, bunlar muhtemelen yeni düşünceler ama her halükarda ağır düşünceler" dedi.
Sayfa 45
Avutulmayı değil acımasızlığı seçiyordu. Görmesi ve anlaması yolunda eğitildiği düzenin değil, bu düzenin dağılmış halinin peşinde gidiyordu. Sanata yönelmesi bir şey almak için değil, sadece görmek içindi. Bir sanat eseri hakkında "insana bir şeyler veren" ifadesini kullanmak, örneğin bu kitap bana çok şey verdi, bunları öğretti demek aklından geçmezdi, ilk düşündüğü şey aydınlanmak olurdu; sanat eseri onun sahte umutlara kapılmadan görmesini sağlardı, böylece o da hayatta olduğunu hissederdi, oysa genç erkekler yaşadıklarını hissetmek, bunun bilincinde olmak konusunda genellikle güçlük çekerler, bu da onları hayata karşı uyumsuz yapar.
Sayfa 28