" Şimdi böyle olduğuna göre, yaşarken hayatını güzelliklerle huzurlu hale getirme ve mümkünse, canlı gönülden yapmak istediği şeyleri için hazırlık yaparak yaşama fikri giderek daha şüpheli bir hale geldi. Düşüncelerinin bir tanesini bile gerçekleştirememişti. Kendisini beklenmedik bir yöne doğru sürükleyip onu tekrar kullanılıyormuş gibi hissettiriyordu."
Sonunda bitti kurtuldum ikinci hikaye ilkine göre daha akiciydi ama ikisi de genel olarak çok yavaş akıyordu doğru düzgün bir konu yok ortada iki hikayenin de ortak noktası yok ilkinde çok fazla terimsel anlatım vardı hikaye kendi içinde kopup gidiyordu bu yüzden ikincisi daha okunabilirdi ama o da başlı başına sıkıcydı Japon klasiklerinden zaten vazgeçtim ama sırf feminist bir yazar diye şans vermek istemiştim gerçekten dönemin diğer kitaplarına göre çok daha az cinsiyetci bir dil var ama gerçekten ortada bir konu yada hikaye yok feminizimden esinlendi deniyor ama yine ana karakter mal mal bir kadın karaktere takıntı yapıyor kadın karakter genellenmis o mal hiçbir şey anlamayan kadın karakter sırf dili daha sert değil diye feminist bir bakış açısıyla yazılmış deniyor ama diğer klasiklerden nerdeyse hiç farkı yok hayal kırıklığı oldu valla en azından sadece bir tane japon klasiği kaldı onu da okuyunca kurtulcam
Berbattı çok sıkıcı bir yazım dili vardı zorla bitirdim başta çok heyecanlanmistim değişik bir konusu vardı ama yazar mahvetmis açıklanmayan yarım kalan çok fazla olay var
İlk yarısını ittire ittire bitirdim. Kadın ve feminist bir yazarı olduğu için daha çekilebilir bir Japon klasiğiydi. Ama yine de çok sıkıcı ve saçmaydı. Belki birilerin en sevdiği kitaptır O yüzden saçma demek çok istemiyorum ama ilk hikayede anlatılan ilk neredeyse hiçbir şey yok. Sürekli gereksiz bilgilerle doldurulmuş paragraflar. Ve yine aşırı takıntılı bir adamın takıntı duyduğu ucube bir aşk. Bir şekilde cinayet kitabı da okusam Japon klasikleri hep aynı noktaya geliyor. Umarım ikinci yarısı daha hızlı geçer. Altını çizdiğim çok yer var en azından bilgili betimlemeler dışında düzgün cümlelerde vardı.
buna notumu eklemeyi unutmuşum bu yüzden şimdi uzun uzun konuşacağım öncelikle ben bu japon klasiklerinin hangi konu olursa olsun anlatımında olan cinsiyetçi dilden bıktım usandım bazıları bunu asla sorun etmiyor çok eski tarihli "klasikler" olduğu için hoş görüyor ama ben böyle bakamıyorum çünkü onu klasik olarak seçen de sonuçta gelecekti insanlar ve böyle yazım dili olan şeyleri kabuk etmemek de benim elimde bende bir nebze kabul edebilirim o tarihte özellikle de japonya da tabiki feminst şekilde yazmalarını beklemek absürt ama kadınların alakasız olduğu içinde kadın karakter olmayan kitaplarda bile bir şekilde laf yine geliyo ve ben bunları sırf klasik diye normal mis gibi okumaktan bunaldım bu kitapta özellikle patladım çünkü bir cinayeti anlatırken bile karakter her sahnede başka kadını suçlu buluyo sırf kibarlık yaptı diye birini öldürmek istiyor bu o zamanlar için bile 'normal' olan tabu değil aq o zamanlar için bile absürt cinsiyetçilik ama bu klasik serilerini bir anda aldığım için elimde tiksinerek okuduğum bir sürü kitap var iyice rs ye girdim romcom dışında bir şey okuyamiyorum şuan japon balığı kargaşası okuyorum o daha iyi seviyede sanırım yazarı kadın ve başında kısa bilgiler kısmında feminst yazar falan diyor bu bitsin değersiz bir hayata başlayacağım şükür