hayatımda okuduğum en kötü kitap olabilir.
eğer
- annesini ilah olarak gören ve gül gibi kocasını aldatan rezil bir kadın
- nasıl olduğu açıklanmayan bi zaman yolculuğu
- kadının evli olduğunu bile bile onu isteyen ve zengin olması dışında bir karakter özelliği bulunmayan adam
- yiyip içip sıcmadan ibaret olay örgüsü
okumak isterseniz bakabilirsiniz
tiksintimi spoilersız anlatamam bu yüzden spoilerlı!!
kadının annesiyle gitmeyi planladıkları bir tatile annesi vefat ettiği için tek başına gidiyor. gitmeden önce de kocasına uzaklaşmak istediğini söylüyor. kocası "ayrılmak mı istiyorsun?" diye sorduğunda "BELKİ" diyor. yani ortada net bir ayrılık yok.
sonrasında italyaya varıyor, varır varmaz da bi adamdan etkileniyor, 1 haftada(?) onunla opusup yatarak kocasını aldatıyor
tatilde annesinin gençliğiyle karşılaşıyor. nasıl olduğunu umursamadan, "deliriyor muyum?" diye sorgulamadan onunla arkadaş oluyor??
kitabın sonunda da aslında kadının açıklanmayan bi şekilde 30 yıl geçmişe gittiğini öğreniyoruz ve yine nedeni açıklanmayan bi şekilde güncel zamanına geri dönüyor?? kocasıyla oluyor ve aldattığını ona söylemiyor. mutlu son. (bari "seni aldattım ama onu ben değil 30 yıl önceki halim yaptı askım" falan de bacı ya)
kötüye kötü demek lazım ama burda "eğer kendinizi iyi hissetmek istiyorsanız kocanızı aldatabilir ve yeni doğan bebeğinizi terk edip kendinizi bulma yolculuğuna (tatile) çıkabilirsiniz" mesajı var
kadın, ilah olarak gördüğü annesinin aslında gözünde büyüttüğü gibi biri olmadığını, herkes gibi hata yapabileceğini anlıyor. bu şekilde yalandan bir karakter gelişimi yaşanıyor ama kadının, annesine "Eğer annen hayatının aşkıysa, o zaman kocan senin için ne olurdu?" diyecek seviyede hastalıklı bi şekilde bağlı olması konusunda bi gelişme yok
0 puanlık olmamasının