nisa

nisa
sometimes taking a leap forward means leaving a few things behind
1/10
·240 syf.··
2025 87. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 03 Eylül 2025 00:00
hayatımda okuduğum en kötü kitap olabilir. eğer - annesini ilah olarak gören ve gül gibi kocasını aldatan rezil bir kadın - nasıl olduğu açıklanmayan bi zaman yolculuğu - kadının evli olduğunu bile bile onu isteyen ve zengin olması dışında bir karakter özelliği bulunmayan adam - yiyip içip sıcmadan ibaret olay örgüsü okumak isterseniz bakabilirsiniz tiksintimi spoilersız anlatamam bu yüzden spoilerlı!! kadının annesiyle gitmeyi planladıkları bir tatile annesi vefat ettiği için tek başına gidiyor. gitmeden önce de kocasına uzaklaşmak istediğini söylüyor. kocası "ayrılmak mı istiyorsun?" diye sorduğunda "BELKİ" diyor. yani ortada net bir ayrılık yok. sonrasında italyaya varıyor, varır varmaz da bi adamdan etkileniyor, 1 haftada(?) onunla opusup yatarak kocasını aldatıyor tatilde annesinin gençliğiyle karşılaşıyor. nasıl olduğunu umursamadan, "deliriyor muyum?" diye sorgulamadan onunla arkadaş oluyor?? kitabın sonunda da aslında kadının açıklanmayan bi şekilde 30 yıl geçmişe gittiğini öğreniyoruz ve yine nedeni açıklanmayan bi şekilde güncel zamanına geri dönüyor?? kocasıyla oluyor ve aldattığını ona söylemiyor. mutlu son. (bari "seni aldattım ama onu ben değil 30 yıl önceki halim yaptı askım" falan de bacı ya) kötüye kötü demek lazım ama burda "eğer kendinizi iyi hissetmek istiyorsanız kocanızı aldatabilir ve yeni doğan bebeğinizi terk edip kendinizi bulma yolculuğuna (tatile) çıkabilirsiniz" mesajı var kadın, ilah olarak gördüğü annesinin aslında gözünde büyüttüğü gibi biri olmadığını, herkes gibi hata yapabileceğini anlıyor. bu şekilde yalandan bir karakter gelişimi yaşanıyor ama kadının, annesine "Eğer annen hayatının aşkıysa, o zaman kocan senin için ne olurdu?" diyecek seviyede hastalıklı bi şekilde bağlı olması konusunda bi gelişme yok 0 puanlık olmamasının
1000Kitap
Bir İtalyan YazıRebecca Serle · Yabancı Yayınları · 202543 okunma
nisa
Yas süreci falan bahane adam gelince unuttu annesini iki dkde
Reklam
buna notumu eklemeyi unutmuşum bu yüzden şimdi uzun uzun konuşacağım öncelikle ben bu japon klasiklerinin hangi konu olursa olsun anlatımında olan cinsiyetçi dilden bıktım usandım bazıları bunu asla sorun etmiyor çok eski tarihli "klasikler" olduğu için hoş görüyor ama ben böyle bakamıyorum çünkü onu klasik olarak seçen de sonuçta gelecekti insanlar ve böyle yazım dili olan şeyleri kabuk etmemek de benim elimde bende bir nebze kabul edebilirim o tarihte özellikle de japonya da tabiki feminst şekilde yazmalarını beklemek absürt ama kadınların alakasız olduğu içinde kadın karakter olmayan kitaplarda bile bir şekilde laf yine geliyo ve ben bunları sırf klasik diye normal mis gibi okumaktan bunaldım bu kitapta özellikle patladım çünkü bir cinayeti anlatırken bile karakter her sahnede başka kadını suçlu buluyo sırf kibarlık yaptı diye birini öldürmek istiyor bu o zamanlar için bile 'normal' olan tabu değil aq o zamanlar için bile absürt cinsiyetçilik ama bu klasik serilerini bir anda aldığım için elimde tiksinerek okuduğum bir sürü kitap var iyice rs ye girdim romcom dışında bir şey okuyamiyorum şuan japon balığı kargaşası okuyorum o daha iyi seviyede sanırım yazarı kadın ve başında kısa bilgiler kısmında feminst yazar falan diyor bu bitsin değersiz bir hayata başlayacağım şükür
nisa
Sinirden bir sürü saçma sapan yazım yanlışı yapmışım 😞😞😞