Normalde böyle kitaplara inceleme değil alıntı bölümünden küçük bir düşünce yazıyorum ama buna uzun uzun gireceğim düşüncelerimi.
Bir kere karakterin yas düşünceleri bana hiç geçmedi yaptığı hareketle söylediği sözler birbiriyle hiç uyumlu değil o yüzden kendimi o üzüntü çemberin içine alamadım Bir de zaten karakterin yaptığı bence çok pislik hareketlerden sonra yası umrumda bile değildi açıkçası bence vaktinizi boşa harcamayın okumayın bundan sonra spoilerli bir şekilde birazcık sinirlerimi anlatacağım
Bir kere içindeki plot twist sırf insanları şaşırtmak için konulmuş bir şey gerçekten düzgün yazılmış bir şey olsaydı bu olaya dair ipucular en başından verilirdi güya zaman da geriye gitmiş Ama kimse kadının aksanından konuşma tarzından giyim tarzından ya da kullandığı kameradan 30 yıl gelecekten geldiğini anlamıyor hadi kadın piskoz geçiriyor annesini gördüğünü sanıyor O yüzden o detaylara dikkat etmiyor ya orada yaşayan o kadar insanı hiçbiri mi demiyor ya sen bu kıyafetleri nereden giydin bu konuştuğun kelimeler ne sen ne kadar zenginsin ki filmsiz bir kameran var bunlar hiç sorulmuyor bir
İkincisi ve beni en çok sinirlendiren 2. adamı niye soktunuz araya. Kadın çok yaslı olduğu için kocasıyla uzaklaşıyor okey kendi kendine bir tatil yapmak istiyor ama orada yakışıklı bir görünce bir anda tüm yasını unutuyor ve nasıl oluyorsa artık zamanla geriye gittiğini anlayıp kendi zamanına döneceği anda ikinci adamı unutup aklına yine kocası geliyor kocasına ne kadar aşık olduğunu hatırlıyor ya ben bunu o kadar sinirlendim ki okurken hiç keyif alamadım çünkü adam gerçekten hiç hak etmiyordu bu durumun hak etmekle de alakası yok evet ama yani adam kötü biriymiş gibi anlatıp sonra aslında adamın da iyi olduğunu ama yas sürecine kafasını karıştırdığını yazmak ne demek yani sonuç
Bir İtalyan YazıRebecca Serle · Yabancı Yayınları · 202543 okunma
" Şimdi böyle olduğuna göre, yaşarken hayatını güzelliklerle huzurlu hale getirme ve mümkünse, canlı gönülden yapmak istediği şeyleri için hazırlık yaparak yaşama fikri giderek daha şüpheli bir hale geldi. Düşüncelerinin bir tanesini bile gerçekleştirememişti. Kendisini beklenmedik bir yöne doğru sürükleyip onu tekrar kullanılıyormuş gibi hissettiriyordu."
Sonunda bitti kurtuldum ikinci hikaye ilkine göre daha akiciydi ama ikisi de genel olarak çok yavaş akıyordu doğru düzgün bir konu yok ortada iki hikayenin de ortak noktası yok ilkinde çok fazla terimsel anlatım vardı hikaye kendi içinde kopup gidiyordu bu yüzden ikincisi daha okunabilirdi ama o da başlı başına sıkıcydı Japon klasiklerinden zaten vazgeçtim ama sırf feminist bir yazar diye şans vermek istemiştim gerçekten dönemin diğer kitaplarına göre çok daha az cinsiyetci bir dil var ama gerçekten ortada bir konu yada hikaye yok feminizimden esinlendi deniyor ama yine ana karakter mal mal bir kadın karaktere takıntı yapıyor kadın karakter genellenmis o mal hiçbir şey anlamayan kadın karakter sırf dili daha sert değil diye feminist bir bakış açısıyla yazılmış deniyor ama diğer klasiklerden nerdeyse hiç farkı yok hayal kırıklığı oldu valla en azından sadece bir tane japon klasiği kaldı onu da okuyunca kurtulcam