İçgüdüsel benlikte, kadının doğal ve vahşi olan ruhuyla bağlantı içinde olduğumuzda, tesadüfen orada teşhir edilenlere göz gezdirmek yerine, kendimize şöyle deriz: "Ben neye açım?" Dışarıdaki bir şeye bakmadan önce içeriye dönmeye cüret eder ve sorarız: "Ben ne arıyorum? Şu anda istediğim nedir?" Bunların yerine şöyle de diyebilirdik: "Neyi çok istiyorum? Neyi arzuluyorum? Özlemini çektiğim nedir?" Genellikle de yanıt çabucak gelir: "Ah... istediğimi düşünüyorum... gerçekten neyin iyi olacağını bilirsiniz, şöyle bir şey ya da böyle... ah, evet, aslında istediğim bu işte."
Aradığınız bu ordövrde var mı? Belki var, belki yok. Çoğu durumda muhtemelen yok. Onu bir süre, bazen epeyce bir süre aramamız gerekecek. Ama sonunda bulacak ve en derin özlemlerimizin sesini duymaktan memnun olacağız.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Sezgiyle bağlantıyı güçlendirmenin bir başka yolu, kimsenin canlı enerjilerinizi, yani kanılarınızı, düşüncelerinizi, fikirlerinizi, ahlaki değerlerinizi, ideallerinizi bastırmanıza izin vermemektir. Bu dünyada çok az doğru/yanlış ya da iyi/kötü vardır. Öte yandan, yararlı ve yararlı-olmayan vardır. Kimi zaman yıkıcı şeyler de vardır, doğurgan şeyler de. Uygun bir şekilde bütünleşmiş ve iyi niyetli eylemlerin yanı sıra, öyle olmayan eylemler de vardır. Ama bildiğiniz gibi, bir bahçenin ilkbahara hazır olması için, sonbaharda tersyüz edilmesi gerekir. Bahçe her zaman çiçeklenemez. Ama bırakın, hayatınızın altüst oluşlarını kendi içsel döngüleriniz düzenlesin, dışınızdaki başka güçler, kişiler ya da içinizdeki negatif kompleksler değil.
Dürüst olmak pervasız olmak anlamına gelmez, La voz mitologica'nın [Mitolojik Ses'in] konuşmasına izin vermek anlamına gelir. Bunun yolu bir an için egonun sesini kapatıp konuşmak isteyenin konuşmasına izin vermektir.
Sezgiyi ve içgüdüsel doğayı kullanmak konusunda en dikkate değer şeylerden biri, ayaklarını yere sağlam basan bir kendiliğindenliğin fışkırmasını sağlamasıdır. Kendiliğindenlik, akılsızlık anlamına gelmez. Bu bir "ağzına geleni söyle" tutumu değildir. Yerli yerinde sınırların olması hala önemlidir.