Merve

Merve
“Gelsene dedi bana Kalsana dedi bana Gülsene dedi bana Ölsene dedi bana Geldim Kaldım Güldüm Öldüm…”
Bazen bu mutluluğun içimize girdiği anla bizim kendimizin içimize dönebildiğimiz an arasında o kadar çok saat geçer, o kadar çok insan görürüz ki, bizi beklememiş olmasından korkarız. Ama o sabırlıdır, bıkmaz; herkes gittiği anda onu karşımızda buluruz. Bazen de o kadar yorgun oluruz ki, sadece kırılgan benliğimizde barınabilecek, başka türlü gerçekleşmesi mümkün olmayan anıları, izlenimleri zayıf dimağımızda tutacak gücü bulamayacağımızı sanırız. Bunu da istemeyiz; çünkü gerçeklerin tozuna sihirli bir kumun karıştığı, sıradan, herhangi bir olayın romanlardaki gibi bir itici güç olduğu günler haricinde hayatın ilginç bir yanı yoktur. O zaman, rüya ışığının içinden, erişilmez dünyanın koca bir yarımadası birden ortaya çıkar ve hayatımıza girer; uykudan uyanmış biri gibi, en ateşli rüyalarımızda yer alan ve dolayısıyla ancak rüyada görebileceğimizi sandığımız insanları kendi hayatımızda görürüz.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Bir insan ne kadar bilge olursa olsun," dedi, "gençliğinin bir döneminde, mutlaka, hatırlamaktan hoşlanmadığı, yok olmasını isteyeceği sözler söylemiş, hatta bir yaşam tarzı benimsemiştir. Ama bundan ötürü kesinlikle pişmanlık duymamalıdır; çünkü (bilgeliğin mümkün olduğu ölçüde) bilgeliğe ulaştığından emin olabilmesi için, bu son safhadan önceki bütün gülünç veya iğrenç aşamalardan geçmiş olması gerekir.
Sayfa 391·Kitabı okudu
Arzuladığımız bir olay, hiçbir zaman düşündüğümüz şekilde gerçekleşmediğinden, güvenebileceğimizi zannettiğimiz avantajlar kullanılamayınca, beklemediğimiz başkaları çıkar ortaya, bir denge sağlanır; ayrıca daha önce en kötü ihtimali düşünüp korktuğumuz için, sonuçta, bir bütün olarak, genel hatlarıyla bakıldığında, talihin bizi aslında daha ziyade kayırmış sayılabileceğini düşünmek eğilimindeyizdir.
Sayfa 387·Kitabı okudu
Bakışları bir an benimkilerle karşılaştı; fırtınalı günlerin gezgin göklerinin, kendilerinden daha ağır bir buluta yaklaşıp, yan yana gelip, değip geçmesi gibi. Birbirlerini tanımadıkları için uzaklaşırlar. Aynı şekilde bakışlarımız bir an karşı karşıya geldi; her biri, karşısındaki göksel kıtanın gelecek için ne gibi vaatler ve tehditler içerdiğinden habersizdi. Yalnız onun bakışı, seyir hızını düşürmeden tam benim bakışımın altından geçtiği sırada, hafifçe gölgelendi. Nasıl ki bulutsuz bir gecede rüzgârla sürüklenen ay, bir bulutun altından geçer, parıltısı bir gölgelenir, hemen ardından tekrar görünürse, öyle.
" Küçük çetenin kızlarının çok uzakta olduğunu sanıyordum; bu sefer onları görme umudumu feda edip büyükannemin ricasına nihayet boyun eğmiş ve Elstir'i ziyarete gitmiştim. Çünkü aradığımız şeyin nerede olduğunu bilmeyiz ve genellikle uzun bir süre boyunca, herkesin bizi başka nedenlerle davet ettiği yerden kaçarız; düşündüğümüz kişiyi tam da orada görebileceğimiz aklımıza bile gelmez. "