Çocukluk çağı tam bir masumiyet ve mutluluk zamanı, yaşamın en mutlu devresi, geri kalan yaşamımızın tamamı boyunca özlemle anacağımız bir yitik cennettir.
Yüce, ender bulunan zihinsel yetenekleri olan insanların en sıradan bir insan için uygun olan, sadece fayda getiren bir işi yapmaya zorlanması, tıpkı en güzel resimlerle süslenmiş değerli bir vazonun mutfakta bir demlik olarak kullanılması gibidir.
Büyük olan kendisini her şeyin içinde ve dolayısıyla da bir bütün olarak tanımlar.
Bu sebepten dolayı onu, bütün ilgilendirir ve o da onu sunabilmek, izah edebilmek veya gündelik yaşamında onun doğrultusunda hareket edebilmek için o bütünlüğü kavramaya çalışır. Zira ona göre tuhaf bir şey değildir bu, aksine onu ilgilendiren şeyin bu olduğunu düşünür.