“Silkip at üstünden tembelliği” dedi ustam, “kuş tüyü üstünde, yorgan altında ulaşılmaz üne; üne kavuşmadan yaşamını tüketen kişi, dumanın havada, köpüğün suda bıraktığı iz gibi bir iz bırakır yeryüzünde.”
Onlar iyiliği görev gereği değil, cennete gitmek için de değil, cehennemde yanmamak için de değil, başkasına hoş görünmek için hiç değil, içlerinden geldiği için yaparlarmış. İyilik, doğruluk ve güzellik onların varoluş nedeniymiş.