Bir Papalagi'ye "Niye bu kadar düşünüyorsun?" diye soracak olsan, sana, "Aptal kalmak istemediğim için" diye cevap verir. Aslında akıllı olsa da, çok düşünmeden yolunu bulsa da, çok düşünmeyen Papalagi valea (aptal) yerine konur.
Evet, özellikle kötü ve acı verici olaylar, iyi olanlara göre çok daha ayrıntılı anlatılır; hem de tek bir noktası bile atlanmamacasına. Sanki kötüyü anlatmaktansa iyiyi anlatmak daha önemli daha keyifli değilmiş gibi.
... Hastadır o, kaçıktır. Ruhunu yuvarlak metal ve ağır kağıda adamıştır. Hiçbir şeyle yetinmez, gözü doymak bilmez. Kimseye kötülük etmeden,haksızlık yapmadan, geldiğim gibi göçüp gideyim şu dünyadan diye düşünmez. Hiç aklına getirmez ki, Büyük Ruh, kendisini yeryüzüne yuvarlak metal ve ağır kağıtla getirmemiştir. Çok azı bu konuda kafa yorar. Çoğu, hastalıklarına bağlı kalır, yürekleri hiçbir zaman iyileşmez. Paranın sağladığı güçle mutlu olurlar. Tropik yağmur altındaki meyveler gibi, kibirle şişinip dururlar. Kendi bedenleri yağ bağlasın, gelişip serpilsin diye, kardeşlerinin en kötü işlere koşmasından zevk alırlar. Bunu yaparken de vicdanları zerre kadar sızlamaz. O güzelim, soluk parmakları temiz kaldığı için mutlu olurlar. Başkalarının gücünü sömürüp, kendi işlerinde kullandıkları için ne başları ağrır ne de uykuları kaçar. Bu paranın bir kısmını başkalarına verip onların işlerini kolaylaştırmak akıllarının ucundan bile geçmez.