gala kıyafetli insanları, o ışıltılı yüzleri, parlak ipekli kumaştan elbiseler giymiş kişileri hatıradım; onları solgun yüzlü kâtibimle karşılaştırdığım vakit, gerçekte mutluluk hissinin ışığa, o ışıl ışıl yüzlere kur yaptığına ve bizim de bunun dünyanın neşeli olduğunun bir işareti olduğunu yanlışlıkla düşündüğümüze karar verdim; sırf kendini uzaklarda bir yere sakladığı için mutsuzluğu yok sanıyorduk.
yemek yesin, kalacak yer bulsun diye ona para verebilirdim, fakat ona acı veren şey vücudu değildi, hayır efendim, onun mutsuzluğu ruhundan gelmekteydi ve bendeniz bu ruha erişememekteydi hiç