Bak kızım, sen kendinde ne varsa ancak onu verebilirsin. Bak şu dağlara, ağaçlara, doğaya hepsi kendinde olanı verebiliyor sadece. Elma ağacı zamanı geldiğinde çiçeklerini açıyor, zamanı geldiğinde de bağrındaki meyveleri dünyayla paylaşıyor. O sadece kendinde olanı verebiliyor, daha fazlasını değil. Sen de öyle yapacaksın, kendinde olanı dünyayla paylaşacaksın. Zaten istesen de daha fazlasını yapamazsın.
Düşük ücretli, pek değer verilmeyen, geleceği, ufku olmayan, insanın bir iskemlede ömür çürüttüğü, her gün hemen hemen kısır bir uğraşın boşluğu içinde yeteneklerinin gerilemesine ve adım adım paslanmasına tanık olduğu ama buna karşılık düşünmekten, istemekten ve eyleme geçmekten kurtarilmanin kelimelerle dile getirilmez sevincini bulduğu memurluk görevleri... Vesayetçi bir yönetmelik... İnsanın faaliyetini bir duvar saatinin düzenli hareketi içine sokar ve onu eyleme geçmenin ve yaşamanin yorucu onurundan muaf tutar.