"Çık, dünyayı dolaş! Seni iyiye götürecek her türlü eğilimle, yatkınlıkla donattım. Sana düşen, bu eğilimleri geliştirmektir. Mutluluğun da mutsuzluğun da sadece ve sadece senin kendi elindedir."
Yapısal olarak bizler ürkek ve özgüvensiz yaratıklarız. Bildik ya da tanıdık olmayanlardan hoşlanmayız. Bunu telafi etmek için bizi güçlü ve emin gösteren fikirler ve yargılarla kendimizi ifade ederiz. Bu fikirlerin büyük çoğunluğu kendi derin düşüncelerimiz yerine başkalarının düşündüklerine dayanır. Üstelik bu fikirlere bir kez sahip olunca, hatalı olduklarını itiraf etmek egomuzu ve gururumuzu incitir. Gerçek yaratıcı insanlar olabildiğince uzun bir süre geçici olarak egolarını askıya alırlar ve bir karar ileri sürmeden gördüklerini deneyimlerler. En sevdikleri fikirlerinin gerçekle çelişkiye düştüğünü görmeye hazırdırlar. Gizemlere ve belirsizliklere dayanmak ve hatta onları kucaklamak yeteneğine Keats ‘nesnel karar verme’ özelliği adını vermişti.