Buzul çağının sona erişine Japon tarihinde çok önemli iki değişikliğin biri eşlik etti: çömlekçiliğin icadı. İnsanlar hayatlarında ilk kez su geçirmeyen, istenilen her biçimde kaplara sahip oldular yiyecekleri kaynatma pişirme ya da buğulama gibi yeni bir olanağa kavuşunca, daha önce yararlanmaları güç olan pek çok besin kaynağından yararlanmaya başladılar. Bir ateşin üzerinde pişirildiğinde yanan ya da suyunu kaybeden yapraklı sebzelerden, artık kolayca kabukları açılabilen kabuklu deniz hayvanlarından, şimdi artık suya yatırılarak acısı çıkarılan meşe palamudu ve at kestanesi gibi zehirli ya da acı ama besleyici yiyeceklerden yararlanıyorlardı. Kaynatılmış yumuşak yiyeceklerle küçük çocuklar beslenebilirdi, bu da çocukların daha erken sütten kesilmesine ve annelerinin daha kısa aralıklarla çocuk doğurmasına olanak veriyordu. Okuma yazması olmayan toplumlarda bilgi deposu olan dişsiz yaşlıların beslenmesi ve daha uzun yaşaması mümkündü. Çömlekçiliğin bütün bu önemli sonuçları bir nüfus patlamasının tetikledi Japonya'nın nüfusu birkaç binden çeyrek milyona çıktı milyona çıktı.