Takıntılı bir aşk hikayesi. Evet aşk diyebiliyorum çünkü herkesin hayatında mutlaka tutkulu, fırtınalı, gözünün kimseyi göremeyeceği düzeyde şiddetli bir aşk, vazgeçemediği biri olmuştur. Kemal ise bunu Sibel ile değil Füsun ile yaşamayı tercih etti. Sibel asla bunları hak eden biri değildi. Hatta bu durumda bile onu anlamaya çalışan çok naif biriydi. Kader de zaten ona güzel bir hayat çizdi. Kemal Füsunu aldatmadı ve ondan başka da kimseyi sevemedi. Yirmi yıl onsuz yaşadı. Bu durumda aşkın sahte olduğunu düşünemiyorum. Ama hikayenin tümüne bakıldığında Kemalin takıntılı tarafının daha ağır bastığını söylemek durumundayım. Keşke hayatındaki ilk ve tek kadın Füsun olsaydı. Bu durumda da takıntıya dönüşen bir aşk hikayesi olmayabilirdi.