nurovski

''Kaybedilen en kıymetli eşyanın, servetin, her türlü dünya saadetinin acısı zamanla unutuluyor. Yalnız kaçırılan fırsatlar asla akıldan çıkmıyor ve her hatırlayışta içini sızlatıyor.''
Sayfa 145·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
Bir insana bir insan herhalde yeterdi.
Sayfa 143·Kitabı okudu
Edebiyat
iyiliği ve fenalığı hakkında bir fikir sahibi olacak kadar onu tanımıyordum. Babam benim için insan olarak hemen hemen hiç mevcut değildi; yalnız baba dedikleri mücerret bir mefhumun insan şeklinde görünüşüydü. Akşamları kaşlarını çatarak sessiz sedasız eve giren ve ne bizi ne annemizi hitaba layık görmeyen, saçsız başlı, değirmi ve kır sakallı adamla, havuzlu kahvede göğsünü bağrını açıp gülüşerek ayran içtiğini ve küfür savurarak tavla oynadığını gördüğüm kimse bence birbirinden tamamıyla ayrıydı... Bu ikincisinin babam olmasını ne kadar isterdim...
Sayfa 138·Kitabı okudu
Edebiyat
''İçimde yarım kalmış bir konuşmanın üzüntüsü vardı.''
Sayfa 137·Kitabı okudu
Edebiyat
''Bende inanmak noksanmış... Beni bu kadar çok sevdiğine bir türlü inanamadığım için, sana aşık olmadığımı zannediyormuşum... Bunu şimdi anlıyorum. Demek ki, insanlar benden inanmak kabiliyetini almışlar... Ama şimdi inanıyorum... Sen beni inandırdın... Seni seviyorum... Deli gibi değil, gayet aklı başında olarak seviyorum...''
Sayfa 132·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam