Metafizikçilerin çalışmalarına bakın. Havai hayallerini etrafa saçmak ve Tanrı diye insanlara kendi gölgelerini yutturmak dışında insanlığa ne faydaları olmuş? Evet, insanlığın hayhuyuna, şamatasına onlar da katılmış oldular ama insanlara ne gibi somut bir iyilik yaptılar? Bilim adamları kalbin kan dolaşımındaki yerini formüle ederken, onlar yüreği duyguların evi ilan etmek suretiyle, kelimeyi çarpıtarak kullanmama izin verin, felsefe yaptılar. (…) Bilim adamları yollar köprüler inşa ederken onlar kendi suretlerini ve kendi arzularını taşıyan tanrılar inşa ettiler. (…) Kısacası metafizikçiler insanlık için hiçbir şey, kesinlikle hiçbir şey yapmamışlardır. Bilimin gelişmesiyle adım adım gerilemişlerdir.
Çevrelerindeki dünya çöküp harabeye dönerken, her tarafı bu çöküntünün tozu dumanı sararken bu aşağılık yaratıklar içlerindeki vahşiliğin dizginlerini salmış, savaşıyor, içiyor, ölüyorlardı. Ne fark ederdi ki zaten? Herkes ölüyordu nasıl olsa; iyisi de kötüsü de, güçlüsü de zayıfı da, hayata dört elle sarılanı da yaşamı aşağılayanı da… Herkes göçüp gidiyordu. Her şey göçüp gidiyordu.
Uygarlığımızın ortasında, fakir semtlerimizde, işçi mahallelerimizde bir barbarlar, yabaniler ırkının doğmasına neden olmuştuk ve şimdi biz felaketi yaşarken onlar da vahşi hayvanlar gibi üstümüze saldırıyor, bizi yok ediyorlardı. Tabii kendilerini de yok ediyorlardı.