Nur Uslu

Nur Uslu
@nurfolio
Puan vermedi·286 syf.··
2025 44. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 20 Ekim 2025 18:18
Gülseren Budayıcıoğlu’nu ilk olarak Camdaki Kız kitabıyla tanımıştım. Okuyacak bir kitap arıyordum ve tamamen rastgele şekilde Günahın Üç Rengi’ni seçtim. Okumaya başlayınca fark ettim ki, Budayıcıoğlu’nun anlatım tarzı yine tanıdık ama bu kitapta bazı kısımlarda olayların fazla rastlantısal ilerlediğini düşündüm. Sanki tamamen gerçeğe dayalı değil de, biraz kurguya kaçılmış gibiydi. Tabii belki gerçekten öyle olmuştur, bilemem ama bazı bölümler “yok artık” dedirtti açıkçası. Doğal olarak Camdaki Kız’la da kıyasladım çünkü ilk tanıdığım kitap oydu. Bu kitap bana biraz daha “acemi işi” gibi geldi ama yine de konusu ve karakterler gerçek hayattan alınmış gibi hissettirdiği için etkileyiciydi. Gülseren Budayıcıoğlu’nun kitaplarında beni en çok çeken şey de bu zaten: insan psikolojisini, travmaları, bastırılmış duyguları o kadar net bir şekilde anlatıyor ki ister istemez kendinden bir şeyler buluyorsun. Bazı kısımlarda gerçekten rahatsız oldum, hatta birkaç gece kitabı okuduktan sonra rahatsız edici rüyalar bile gördüm. Ama bence bu kötü bir şey değil — çünkü bu tarz kitapların amacı da zaten rahatsız etmek, düşündürmek, duygularını biraz sarsmak. O yüzden bu benim için bir eksi değil. Genel olarak Günahın Üç Rengi, farklı insanların bakış açılarını anlamak isteyenler için güzel bir kitap. Zaman zaman fazla dramatik ya da abartılı gelebilir ama yine de insana “gerçek hayatta neler yaşanıyor”u hatırlatıyor. Ben sevdim, okumanızı tavsiye ederim.
Günahın Üç RengiGülseren Budayıcıoğlu · Remzi Kitabevi · 201916,5bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

Nur Uslu

, bir kitap okudu
Puan vermedi·286 syf.··
18 günde okudu
·
2025 44. kitabı
Gülseren Budayıcıoğlu
8.3/10 · 16,5bin okunma
Eğitim dediğin zaten nedir ki? Lisede tarih, coğrafya, fizik, matematik. Üniversitede ise hangi dalı seçersen, onunla ilgili daha geniş bilgiler... Hayat, okullarda öğrenilmiyor. Hayatı bize, ya raflarda dizi dizi duran kitaplar ama daha çok da hayatın kendisi öğretiyor. Ve bu öğreti her ülkede farklı. Sadece ülke mi, her köyün bile örfü, âdeti başka.
Ancak ülkemizde sado-mazoşizm kişiler arası ilişkide çok yaygındır. Özellikle kadınlarımız mazoşizmi,yani acı çekmeyi, erkeklerimiz de sadizmi, yani acı çektirmeyi tercih ederler. İki taraf da sanki bu rol için yaratılmıştır. Anne babalarında görmeye alışkın oldukları bu ilişki biçimi, bir zaman sonra onların hayatına da kolayca yerleşiverir.
İntihar etmek bile bir güç, irade işidir. Çok ağır depresyonlardaki hastalar en çok iyileşmeye başladıkları, biraz güçlendikleri zaman intihar ederler.