Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali'nin ilk romanıdır. Yazarın Aydın'daki cezaevinde yatarken tanıştığı Yusuf'un yaşadıklarından yola çıkılarak yazılmıştır. Roman, bir karı kocanın çocukları Yusuf'un gözü önünde öldürülmesiyle başlar. Olayı araştırmaya gelen Kaymakam, çocuğu evlatlık alarak evine götürür. Kendisi evlidir ve hem yaş farkı, hem de mizaç bakımından uyuşmazlık yaşadığı eşiyle zor yürüttüğü evliliği, Yusuf’u eve getirmesiyle daha da bozulur. Kadın, çocuğu sevmez. Yusuf, evin küçük kızı Muazzez ile birlikte, huzursuzluğun içinde büyür. Ancak her şeye rağmen mutlu bir çocukluk geçirir.
Yıllar sonra 19 yaşına geldiğinde Yusuf, mahallenin ileri gelenlerinden birinin oğlu ile Muazzez konusunda anlaşmazlığa düşer. Çocuk, Muazzez'le evlenmek istemektedir. Yusuf buna razı gelmez çünkü onun onursuz biri olduğunu düşünür ki haklıdır. Annesi, kızını Şakir ile evlendirme düşüncesini sevinçle karşılar fakat kaymakam da istemez. Muazzez ise Yusuf’u sevdiği için evlenmeye yanaşmaz.
Çeşitli badireler atlatıldıktan sonra Yusuf, Muazzez’i kaçırıp onunla evlenir. Sonrasında kaymakamın ısrarlarıyla geri döner ve kaymakamın bulduğu işe girer. İyice yaşlanan ve rahatsızlanan kaymakam bir süre sonra vefat eder. Yeni atanan Kaymakam Yusuf'u masa başı işten alıp evden uzak görevlere gönderir. O gece gündüz çalışırken, annesi Muazzez'i içki masalarında eğlence aleti haline getirir.
Eve her gelişinde Muazzez'i yorgun ve soluk gören, sağda solda altınlar takılar paralar gören ve durumdan şüphelenen Yusuf, bir gece habersiz çıkıp gelir. Sonrasında olanlar tek nefeste okunacak düzeydedir.
Kitap baştan sona oldukça keyifli ve bir o kadar da huzursuz edici ilerledi benim için. Keyifli olmasının sebebi Sabahattin Ali'nin yumuşak dili, kitabı okurken aldığınız o Anadolu kokusu ve gidişatın