İnsanın ağrısı varsa, istediği kadar çığlık atabilirdi, fakat her gün ve hatta neredeyse her saat yeni ve dehşet verici durumlar yaratırken, kendisi durmadan trajik bir komedide sağlığı yerindeymiş gibi rol yapmak zorundaydı.
Nasıl gözleriniz görmeye, kulaklarınız duymaya yarıyorsa, insanın yüreği de zamanı algılamaya yarar. Kör biri için gökkuşağının renkleri ve sağır biri için kuş sesleri nasıl boşunaysa, yürekle algılanmayan zaman da öyle boşa gider, kaybolur. Ama ne yazık ki düzgün atmasını bildiği halde kör ve sağır olan nice yürekler vardır.