sayfalarında sürükleneceğiniz bir roman.
ancak şedaraban hakkında bir şey demeden önce söylemeliyim ki, yazarın kornelyus'un ezgisi adlı ilk romanı da sarsıcıydı.
bazı kitapların insanı okuma tembelliğinden kurtarma gücü vardır. şedaraban böyle bir soruna birebir. henüz ilk sayfalarda okuru saran bir aidiyet, bir heyecan ve durdurulamaz bir heves hissediliyor.
hakan günday'ın roman hakkında kurduğu "bir ölüm kalım meselesi hakkında, bir ölüm kalım meselesi gibi kaleme alınmış olan," cümlesine katılıyorum.
satırlarının altını çizmek için sıkça kalemi eline alacağınız bir roman.
sırları ağırlaştıkça kendisi olmaktan çıkan bir kahramana aşık olma ihtimaliniz var bu romanı okurken. aşk dolu mektuplar okurken şiir okumaya özlem duymanız da mümkün.
aslında bir şeyler olup biterken başka bir şeylerin de habersizce olmakta olduğunu anlatan bir roman bu, aslında olup bitenin ne denli başka olabileceğini...
hepimize olduğu gibi.
birini sevmenin sizi öldürebileceğini bilip de yine de sevmeniz gibi.
oldukça güçlü bir edebi dille, uzun zamandır okumayı özlediğiniz gibi tertemiz bir dille yazılmış şedaraban. yazar, uzun bir serinin ikinci temel metni diyor. kornelyus'un ezgisi'nden bağımsız ama üçüncü roman "dokunulmaz"ı sabırsızca bekleten bir kitap.
son sayfasında, okurken hissettiklerinizi herkese anlatmak için çırpınacağınız bir roman.