Eserin isminden ötürü bende tarihî bir içerik hissi uyandırmıştı. İtiraf etmem gerekirse bittiğinde gözyaşları içerisinde tebessüm ettim. İçeriğe dair herhangi bir ipucu barındırmaması adına teferruata girmeyeceğim ama lütfen bir saatinizi ayırıp bu eseri okuyunuz. Distopik ve şaşırtıcı şekilde aynı zamanda ütopik bir eser. Yine aynı şekilde ipucu vermemek adına sadece şu kadarını söyleyebilirim ki ben de bu durumdan muzdarip olan kişilere bir nebze de olsa yardım edebilmek umuduyla üniversitedeyken bu işaret dili dersini almıştım. Büyük, küçük, yaşlı, genç, kadın, erkek velhasıl insan olan herkesle bu şekilde iletişime geçebilmek için... O zamanki anılarım canlandı zihnimde, yutkunamadım. Onları anladığınız, karşılık verdiğiniz ve gülümsediğiniz an yüzlerinde beliren buse için bile yaşamaya değer. Esasen yaşamı zorlaştıran bizleriz tıpkı kolaylaştıranın da yine bizler olduğu gibi. Kötülük edenin de yanına kalmadığını görüyoruz, uygun şartlar ve uygun yöntemlerle her insana dokunabiliriz. İşte hepsinin temelinde iyilik mefhumu yatıyor. Bize kalan, yalnızca iyi insan olmak. Çiçek'ler daima gülsün, yazarımızın kalemi daim olsun...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!