Romanın başkahramanı Ferit, Batı kültürüyle yetişmiş, pozitivist ve maddeci düşüncelere bağlı bir gençtir. Ancak yaşadığı bunalımlar, yalnızlık ve hayata dair tatminsizlikler, onu manevi bir arayışa sürükler. Ferit’in yolu, mistik bir kişilik olan Matmazel Noraliya ile kesişir.
Matmazel Noraliya’nın evi ve koltuğu, Ferit için sadece bir mekân değil, aynı zamanda ruhsal uyanışın, huzurun ve içsel dönüşümün sembolü haline gelir. Roman boyunca Ferit, akıl–inanç, madde–ruh, Batı–Doğu ikilemleri arasında gidip gelir ve sonunda daha derin, manevi bir anlayışa ulaşır.