Bu bir eve varma hissiydi; temiz ve dinlenmiş olma; güvenli ama özgür olma; asla bir yere kaçmayan bir sevgi; mayıs güneşi gibi ısıtan ama fırın ya da kuştü yatak gibi yakmayan bir sevgi… İnsanı rahatsız etmeyen, canından bezdirmeyen bir sevgi
Sanırım ancak Ellador’u kimsenin birini sevemeyeceği kadar çok sevmeye başlayınca, onun içini dışını, ruh halini takdir etmeyi biraz öğrendikçe, dini inançlarına ilişkin de bir şeyleri idrak etmeye başladım.
E, iyi bari, kilisede sonsuz bir pazar okulu hoşuna gidiyorsa, elbette diyecek bir şeyim yok. Ama ben bir şeyler yapmayı severim. Burada her şey olmuş bitmiş.
Evlilikten sonraysa iki yol vardır: yavaş yavaş büyüyen temellenen bir dostluk, yani ilişkilerin en derini en sevgi dolu en tatlısı, sürekli yenilenen aşk ateşi ile sımsıcak parıl parıl halde kurulur ya da bu süreç tersine çevrilir, aşk ateşi söner,dostluk gelişmez,bütün ilişkinin güzelliği kül olur gider