Her insanın hatıraları arasında herkese anlatamadığı, yalnızca dostlarına açtığı şeyler vardır. Ama dostlarına bile açamadığı, yalnızca kendine (o da sır olarak) açtığı şeyler de vardır. Nihayet bazı şeyler de vardır ki, kendine açmaya bile korkar onları. Aklı başında her insanın hatıraları arasında böyle oldukça çok şey vardır. Yani öyle ki, ne kadar aklı başında bir insansa, bu çeşit hatıraları da o kadar çoktur.
Notlarımın başında bilincin bence insan için en büyük şanssızlık olduğunu söylemiş olsam da, insanın onu sevdiğini, hiçbir zevke değişmeyeceğini de biliyorum.
İki kere ikinin dört ettiği konusunda sizinle hemfikirim, harikulade bir şeydir bu. Ama övecek olduktan sonra, iki kere ikinin beş ettiği de kimi zaman son derece sevimlidir.
"İnsan olmak, gerçek insan, etiyle kemiğiyle insan olmak bile ağır gelir bize. Utanırız bundan, insan olmayı yüz karası sayarız, benzeri olmayan toplumsal birtakım insanlar olmak için çabalarız. Ölü doğmuş insanlarız biz ve uzun zamandır canlı babaların çocukları değiliz, giderek daha çok hoşlanıyoruz böyle doğmuş olmaktan. Zevk duyuyoruz bundan. Çok yakın bir gelecekte bir şekilde düşüncelerden doğmanın yolunu bulacağız."