Yaban, Çanakkale savaşında kolunu kaybeden, iyi yetişmiş, istanbul'lu bir subay olan Ahmet Celalin, Anadolunun ücra köylerinden birine taşınıp orada yaşamaya başlamasını konu alıyor.
Romanda, Ahmet Celal ve köyün yerlileri arasındaki zihniyet farkı, sık sık göze çarpıyor.
Büyük bir Kemalist ve eski bir subay olan Ahmet Celal, köylülerle sık sık çatışma halindedir. Köyün yerlileri düşmana kanmış, düşmanın Anadoluyu ele geçirmesine göz yummuştur. Lakin Ahmet Celal gerçek bir kemalist olarak buna her fırsatta karşı çıkmıştır.
Milli Mücadelenin birinci ağızdan anlatıldığı ve insanin içine işlemeyi hedef alan bu kitapta, bir de dikkat çeken bir nokta var ki, o da Ahmet Celal'in karşı köyde görüp beğendiği Emine'ye olan şevkatli aşkı göze çarpmaktadır
Her şeyini kaybetmiş bir subay olarak aşka tutunmaya çalışan Ahmet'in Emine'ye duyduğu sevginin asla karşılık bulmaması insanın içini acıtıyor.
Kitabın sonlarına doğru Anadolu köylüsünün Kurtuluş Savaşı sıralarında çektiğı acılar çok güzel anlatılmış.
Konunun ilgi çekiciliğinin yanında, yazarın sürükleyici anlatımıyla kitap gerçekten benden 10 puan aldı kesinlikle tavsiye ederim.