Diyelim ki, hapisteyiz,
yaşımız da eliiye yakın,
daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının.
Yine de dışarıyla beraber yaşayacağız,
insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgarıyla
yani, duvarın arkasındaki dışarıyla.
"Bunlar, kainat gibi gerçek dudaklardır,"
"Bu ıtır senin icadın değil, saçiarımdan uçan bahardır,"
"İster gökyüzünde seyret, ister gözlerimde"
"Körler onları görmese de, yıldızlar vardır".
Sarışın bir kurda benziyordu.
Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
Yürüdü uçurumun başına kadar,
eğildi, durdu.
Bıraksalar
ince, uzun hacakları üstünde yaylanarak
ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
Kocatepe'den Afyon ovasına atlıyacaktı.