Doğrudan Aykut Kocaman'ı anlatmaktan ziyade İstanbulspor'un 2003 yaz kampından 2004 devre arasına kadar yaşadığı süreç anlatılmış. Bu süreçte Aykut hocanın ortaya koyduğu mücadele ile oyuncu grubunun psikolojik ve fiziksel durumunun, yönetimin maddi imkansızlıklarının ve Cem Uzan'dan kaynaklı idari sorunların Aykut Kocaman tarafından nasıl karşılandığı ile ilgili bir kitap olmuş
Sayfaların sonuna doğru anlamını bulabilen bir kitap oldu benim için. Hayri'nin savruk hayatı yüzünden kafanızın içi de karmaşık bir hale bürünebiliyor. Nihayetinde vermek istediğini veriyor ama size. Bazen anlamakta zorlandığım yerler olsa da okumakta zorlanmadığım akıp giden bir kitaptı
Yazarın, terapi aldığı bir dönemde psikiyatristiyle aralarındaki konuşmalarını ses kaydına alarak ve daha sonra bu kayıtları yazıya dökerek bize sunduğu kitap. Empati kurmaya değer bir karakter
Kitap üç ayrı öyküden oluşuyor. Üçüncü öykünün(Ölümsüz Kardeşin Gözleri) baş karakterinden bahsetmek istedim. Müthiş bir karakter. Maalesef çok ütopik bir kişilik, bu yerküre için. Herkesin kendi bildiğini her daim doğru kabul ettiği, gerçeği aramaktan imtina ettiği, her hatasını inkar ettiği bir düzen içerisinde maalesef ki fazla idealist biri Virata.
Müthiş bir ülke insanı çözümlemesi. Çeşitli hayatların, farklı ideoloji ve inanışların harmanlandığı bu ülkede nasıl da karmaşık bir biçimde zaman içerisinde savrulup durduğumuzu üç ana karakterle kağıda dökmeyi çok iyi başarmış Livaneli. Ayrıca her kitabında olduğu gibi yine olay örgüsüyle bağdaşık okuyucuya bir şeyler katmayı amaçlamış. Sanattan, tarihten, edebiyattan.. Livaneli'nin perspektifinden bir şeyler okumak hep keyifli olmuştur.