Nurullah ULUTAŞ

Nurullah ULUTAŞ
@nurullahulutas
3 okur puanı
Ocak 2019 tarihinde katıldı
Diyaloji
Farklı özelliklerdeki metinleri tarihsellik, dil ve söylem farklılığı ya da çeşitliliği bakımından felsefi platformda, metin merkezli olarak ele alan ve “Edebiyat teorisi romanla ilgilenmek zorunda kaldığında tüm yetersizliği de açığa çıkar.” diyen Bakhtin romanı “sanatsal olarak düzenlenmiş bir toplumsal söz tipleri çeşitliliği (hatta bazen de diller çeşitliliği) ve bireysel sesler çeşitliliği” olarak tanımlar (Bakhtin, 2001c: 37, 38). Romanın bir bütün olarak değerlendirildiğinde yapı bakımından çok biçimli, söz ve ses bakımından da çeşitlilik sergileyen bir fenomen olduğunu düşünen Bakhtin’e göre “Bir araştırmacı, romanda, genellikle farklı dil bilgisel düzeylere yerleştirilmiş olan ve farklı biçimsel denetimlere tabi olan çeşitli heterojen biçemsel bütünlüklerle karşı karşıya kalır.” Bakhtin Orta Çağ’a özgü taşkın eğlencelerin adı olan karnaval sözcüğünü terimleştirerek onu roman türünün her bakımdan çok renkli ve karmaşık oluşunu, çok sesli atmosferini ifade etme aracı olarak kullanır. Bünyesinde farklı türlerden özellikler barındıran romanın1 -kendinden önceki kanonik türler gibi- kesin bir şekle bürünmediğini, değişime ve dönüşüme açık yapısı nedeniyle belirgin ve sabit bir biçimselliği olmadığını, bu nedenle de söylem çeşitliliği bakımından dikkat çekici olduğunu vurgular ) ve bu çok sesliliği de diyaloji terimi ile ifade eder. Aynı ulusal dilin farklı kullanımlarının yarattığı dil çeşitliliğini anlatmak için kullandığı bir terim olan heteroglosia romana girdiğinde ona göre sanatsal bir işlemden geçer. “Dili dolduran toplumsal ve tarihsel sesler, dile kendi somut kavramsallaştırmalarını sunan tüm sözcükler ve tüm biçimler, romanda yazarın kendi çağının heteroglossiasının ortasındaki farklı toplumsal-ideolojik konumunu dışa vuran yapılanmış bir biçimsel sistem
Sayfa 79 - Ayrıntı
Reklam

Nurullah ULUTAŞ

, 2021 okuma hedefini ekledi.
2021 OKUMA HEDEFİ
0/100 kitap - %0 tamamlandı
Henüz kitap okumadı
100 kitap
0 sayfa
0 inceleme
10 alıntı
Tekinsizlik
Postmodern dönemle birlikte metafiziğin Gotiğin sınırlarından çekilmesinden sonra, fiziksel dünyanın önemi bir kat daha artmıştır. Yeni Gotik, bundan böyle çürümeyi şatolardan, saraylardan insan vücuduna taşımıştır. Vahşi ölümlerin dünyasında, sakatlıklar, onulmaz yaralar hiç eksik olmaz. Bu eksiklikler sırası gelince anlatının avantajına dahi kullanılabilir. Özellikle insanların fiziksel anormalliklerinin olmadık yer ve zamanlarda abartılı ilginçliği veya iğrençliği grotesk kavramına işaret eder. Grotesk, Gotik Edebiyat için işlevsel bir unsurdur. Groteskin yarattığı gariplik ve sıradışılık, okurdaki aidiyet hissini ortadan kaldırıp yerine korku ve dehşeti koyar. Örneğin, Grotesk (1989) adlı romanında, Patrick McGrath tüm vücudu felçli bir anlatıcıya yer verir. Olaylar okuyucuya bu “güvenilmez anlatıcı” vasıtasıyla aktarılır. Yalnızca güvenilmez anlatıcının gördüğü açıdan olayları değerlendirmek zorunda kalan okuyucu, neyin gerçek neyin çarpıtılmış olduğu konusunda bir ikileme düşer. İşte, tam bu noktada yazarın ortaya koymak istediği tekinsizlik duygusu devreye girer. Yazar, okuyucu farkına varmadan ortaya bir sınır hattı çizmiştir ve okuyucunun bu hat çevresinde dolaşmasını ister. Ne tam gerçeğe ne de gerçeküstüne geçmelidir okuyucu. Sınır hattının herhangi bir bölgesinde bulunan okuyucu, yazarın yaratmak istediği etkiden hep uzak olacaktır. “Güvenilmez anlatıcı”nın bedensel engeli sayesinde çizilen sınır hattı işlevini bu şekilde gösterir. Todorov bu tekinsizlik kavramı üzerine şunları söyler: Fantastiği açıklamak amacıyla tekinsiz anlatının içinde kaldığımız bu örneklerin yanı sıra, bir de saf tekinsiz anlatı türü vardır. Bu türe giren yapıtlarda tümüyle aklın kurallarıyla açıklanabilecekken bir şekilde inanılmaz, olağanüstü, şoka uğratıcı, sıra dışı, endişe
Sayfa 52 - Metis
Erkek İktidarı
Erkeğin, devletin birçok güçlü kurumunda (ordu, vb.) etkin olarak görev alması ve bu alanlardaki hâkimiyetlerini devam ettirmesi, devletin, cinsiyeti okuma biçimini erkeklik üzerinden inşa etmesine sebep olmaktadır. İlginç olan ise bu durumun kadınlar tarafından da içselleştirildiğidir.
Sayfa 97 - İletişim
Dolayısıyla beden kontrol ettiğimiz ya da edemediğimiz bir gerilimler alanıdır
Sayfa 132
Reklam