Tanabay yürürken sarı yorga ile ilgili uzak geçmişi, olayları, arkadaşlarını bir bir hatırlıyordu. "Hepimiz böyleyiz işte. " diye düşünüyordu, "Birbirimizden pek farkımız yok. Ancak ağır hastalandığımız ya da öldüğümüz zaman hatırlıyoruz birbirimizi. O yitirdiğimizin ne iyi, ne eşsiz bir insan olduğunu, ne büyük iyilikler yaptığını, ancak o son demde anlıyoruz. İşte Guüsarı da ağzı var, dili yok bir hayvan! Onu kim düşünüp hatırlayacak? Kimleri taşımadı sırtında, kimleri gururlandırmadı? Ama yaşlanıp bu hale gelince herkes unuttu onu. Şu haline bak zavallının...Ah o eski günler ah! Ne eşi bulunmaz bir yorga idi o!..."