Aylin

10/10
·150 syf.·
2026 8. kitabı
Bazı kitaplar kapağını kapattığınız an biter, bazıları ise zihninizdeki o tozlu ve ıssız sokaklarda gezinmeye devam eder. Juan Rulfo’nun Pedro Páramo’su kesinlikle ikincisi. Kitabı okurken kendimi sık sık Hasan Ali Toptaş’ın Beni Kör Kuyularda ya da Kayıp Hayaller Kitabı’nı okuyormuşum gibi hissettim; o sisli, gerçek ile rüyanın sınırlarının belirsizleştiği atmosferin bir benzeri beni burada da karşıladı. ​Meksika ve İspanyol kültürünün o köklü, kadim mistisizmini sayfaların arasına sindiren bu eser, yaşayanlar ile artık burada olmayanlar arasındaki o ince, şeffaf perdeyi ustalıkla aralıyor. Geleneksel bir romanın sınırlarına sığmayan, labirentvari bir yapıya sahip olan bu metin, sizi ilk sayfadan itibaren "Burası neresi ve bu insanlar neden bu kadar hüzünlü?" sorusuyla baş başa bırakıyor. Kitabı okurken yaşadığınız o hafif kafa karışıklığı aslında yazarın size sunduğu en büyük hediye. Zaman ve mekân algısının sürekli yer değiştirdiği, geçmişin bugünle iç içe geçtiği bir anlatım var. Bir sayfada kendinizi ana karakterin yolculuğunda sanırken, bir sonraki cümlede kendinizi tamamen başka bir anın, başka bir hatıranın içine, o ince perdenin diğer tarafına geçmiş buluyorsunuz. ​Hızlıca okunup rafa kaldırılacak bir eser değil; her cümlesini sindirmeniz, o rüzgârlı ve kasvetli atmosferi iliklerinize kadar hissetmeniz gerekiyor. Rulfo, okuyucuyu mantık kurmaya zorlamak yerine, rüyadaymışçasına akışa teslim olmaya davet ediyor. Burada anlatılanlar, sadece bir arayış hikâyesi değil; yaşanmışlıkların, söylenememiş sözlerin ve bir coğrafyanın yorgun hafızasıdır. Eğer bu kitabı okuyacaksanız, "kim, ne zaman, nerede?" sorularının peşine takılıp hikâyenin büyüsünü bozmayın. Kendinizi Comala’nın o tozlu sokaklarına bırakın, sesleri dinleyin ve geçişlerin sizi nereye sürüklediğini
Pedro ParamoJuan Rulfo · Doğan Kitap · 20192,284 okunma
Sevgican isimli okura yanıt verildi
Aylin
Ben teşekkür ederim. Keyifli okumalar diliyorum 🍀
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Çocukluğumda aldığım din eğitimi bana işime geldiği için iyilik yapmayı ve korkudan ötürü kötülükten kaçınmayı öğretti. Tanrı bana cezalar ve ödüller sunuyor, cehennemle tehdit ederken, cenneti vaat ediyordu; ben de taahhüt ediyor, korkuyor ve inanıyordum.
Sayfa 65 - Sel Yayıncılık
Aylin
Aradan yıllar geçti. Artık ne korkuyor ne de inanıyorum. Şimdi her halükârda düşünüyorum da, eğer ızgarada kızartılmayı, sonsuz ağır ateşte kavrulmayı hak ediyorsam, cezamı çekeyim. Böylece orta sınıf turistlerle dolu Araf'tan kurtulacağım, netice itibarıyla adalet yerini bulacak.
ruhlarımız 7. göğün 7. katına çıkınca seni unutacağım...
Sayfa 31 - Metis Yayınları
Bahadır isimli okura yanıt verildi
Aylin
Unutmamak için bir bahanedir belki :))
Sözcüklere gerek kalmadan beni anlayacaklarını sandım.
Sayfa 66 - Yapı Kredi Yayınları
Bahadır isimli okura yanıt verildi
Aylin
Defalarca okunmaya değer 😌😇
Evet evet iyi ki doğdum!
İçimde kırk kadın. Kırkı da birbirinden başka bambaşka. Kırk yıl önce bugün doğmuşum. Gün bugün artık kırklara karışmış, kırkından sonralara koşmuşum. Kırk bahar çiçek açmışım, kırk yaz denizin tuzunda, güneşin sıcağında, dinginlik nadasında toprağım,yenilenmiş güç bulmuşum. Kırk sonbahar sararmış solmuş, sonra küllerimden yeniden doğmuşum. Kırk kış saçlarıma aklar düşürmüş, bana mısın dememiş gülüp geçmişim. Kırk yeni yıla “ mutlu yıllar “ diyerek ayak basmışım. Kırk bayram sabahına baş ucuma ayakkabılarımı koymuşum. Kırk bayram kırk el alnımda el öpmelere doymuşum. Kırk mum üflemiş, kırk pasta kesmişim. Her doğum günümde hediyelere boğulmuş, kırk kez “İyi ki doğdun!” duymuşum. Evet evet iyi ki doğdum! Çok şükür ki doğmuşum. Bu dünyaya gelmiş, görmüş, aramış, bulmuş, sevmişim, sevilmişim. Terk edilmiş, aşık olmuş, üzülmüşüm. Ağlamışım, gülmüşüm. Susmuşum, darılmışım, sarılmışım. Düşmüş, kalkmış, pes etmiş, vazgeçmiş, pişman olmuşum. Minik bir kızmışım, büyümüşüm kadın olmuşum. Doğurmuş anne olmuşum. Çalışmışım, başarmışım, gelişmiş, dönüşmüş dönüştürmüşüm. İyi ki ben “BEN” olmuşum. Evet bee Evet iyi ki doğmuşum! Kırk anını anlat deseniz anlatamam. Kırk sene yaşamış gibi de değilim zaten. Ama seksenli doksanlı yaşlarımda da böyle hissedeceğim,hiç yaşamamış gibi genç ve tutkulu. Doksan yaz, doksan bahar, doksan kış, doksan da sonbahar göreceğim.. Eee ne diyor bu hatun her yeni yaşta; “ Ne güzel şeyim ben yaşım hep 19” 😉 Kırk gün kırk gece kutlarım.💃 Demedi demeyin.🤭
Aylin
Hâlâ 20 gibi ✨ Nice güzel yaşlarınız olsun. 🍀🍀