"...Hani ikizler birbirlerinin yaşadıklarını hissederler diye bir laf dolaşır ya, alakası yok, neler olup bittiğini, maddi manevi ne işkencelerden geçirildiğimi, yüreğimin nasıl kıskaçlarla paramparça edildiğini, Olga'yı düşünmekten nasıl deliliğin sınırlarında dolaşmış olduğumu hissetmene imkan yok. Bu yüzden iyi dinle beni, sözümü kesme, soru sorma. Bırak kendi kendime konuşur gibi sana aktarayım her şeyi. Sonra da ebediyen unutalım. Olga'yla evlenebilseydim eğer "İtirazı olan varsa şimdi konuşsun ya da ebediyen sussun" diyeceklerdi... işte artık ebediyen susma zamanı, anlatacaklarım da bu hikayeye vurulan kırmızı bir mühür..."