yarını düşlüyoruz ama yarın gelmek bilmiyor;
biz zafer düşlüyoruz
aslında hiç istemediğimiz.
yeni bir gün düşlüyoruz
o yeni gün zaten gelmişken.
kavgadan kaçıyoruz
durup dövüşmemiz gerekirken.
-ve hâlâ uyuyoruz.-
çağrıyı dinliyor ama kulak asmıyoruz,
gelecek için umutlanıyoruz, gelecek yalnız planlardan ibaretken
bilgeliği düşlüyoruz, her gün köşe bucak kaçtığımız,
bir kurtarıcı diliyoruz, kurtuluş ellerimizdeyken.
-ve hâlâ uyuyoruz-
ve hâlâ uyuyoruz.
ve hâlâ diliyoruz.
ve hâlâ korkuyoruz...
-ve hâlâ uyuyoruz.-
hepimizin içinde büyük bir kabul görme ihtiyacı vardır, ama özgün ve farklı olan şeylerinize de güvenmek zorundasınız; tuhaf ya da rağbet görmeyen şeyler olsalar da. Frost'un dediği gibi, 'yollar ikiye ayrılmıştı ormanda ve ben -daha az katedilmiş olanı seçtim, /bütün ayrımı yaratan da buydu.