"Hırsızlık ve fahişelik toplumun kabul etmediği uğraşılar olduğu için çocuklarını bu işlere yönlendirenlere çok tepkiliyiz. Ama çocuğun bireysel gelişimi içinde kendi mesleğini kendisinin seçmesine olanak tanımayan anne-babalara pek kızmıyoruz. Yakından izleyecek olursan bu anne-babaların çoğunun çocuklarını kendi bencil istekleri için yönlendirdiğini ve kullandığını görürsün. Çocuğun kendi potansiyeli içinde sağlıklı gelişimini engelleyen her anne ve baba bence 'mış gibi' bir anne-babalık yapmaktadır."
"İçimizdeki Çocuk kitabınızdan anladığım şu; çocukluktan getirilen yaralar, ileride çocukların kendi evliliklerinde yeniden yaşanıyor ve bu yaralar onların oluşturduğu aileler aracılığıyla sonraki nesillere aktarılıyor. O nedenle insan kime kızacağını bilemiyor!"
Devlet-vatandaş ilişkisinde devletin ortama getirdiği bilinç vatandaşın canını korumak değil tehlikeye atmak, hakkını korumak değil hakkını yemek yönünde oluşmuş. Halbuki devletin niyeti bunun tam tersi, Anayasa'da devlete verilen yükümlülük vatandaşın canını ve hakkını korumak yönünde.