"Adamın sırtıma saplamaya çalıştığı hançerle aramda kalkan oldı serys. Aynı anda sapladığı bıçakla onu saniyeler içerisinde öldürmüştü. Ancak ne yazık ki Serys'in ruhu yavaş yavaş terk etti bedenini. Can verirken kollarımdaydı. Güneşin batışıyla beraber gözlerindeki çok sevdiğim ışığın sönmesini izledim"
"Beni Serys'in bedenine sarılmış bir halde bulduklarında sabah olmuştu. O gün bana aymadı."
"burada geçirdiğimiz vakitten hoşlanan yalnızca ikimiz değiliz."
"geldiğimizden beri senden gözünü alamıyor."
"yanında başka bir adam var Ayışığı. Muhtemelen erkek arkadaşı ve senin yüzünden ona baktığım için gelip kavga çıkaracak. "
"Erkek arkadaşı felan değil, bence yalnızca arkadaşlar. Hem neden çıkarımda bulunuyorsun ki? Oldukca güzel bir kıza benziyor, Bence gidip bir şansını dene."
"Hayır."
"neden?"
"Yoksa görevdeyken kadınlarla da mı ilgilenmemen gerekiyor?"
söylediğim ona komik gelmiş olmalıydı ki güldü. "daha çok sen engel oluyorsun" sesi veredeyse çıkmamıştı.
"O ne demek?" diye sordum normalde söylediği şeyi anlamadığım için uzun uzun lafı anlatırdı ama bu kez beni öylece kafamda soru işaretleriyle bırakmıştı.