"Unuttuk. Plevne'yi, Çanakkale'de niçin savaştığımızı, İstiklâl Harbi'ni, koca bir devlet sahibi olduğumuzu, her şeyi, her şeyi unuttuk. Sözde bağımsızlığımızı kazandıktan sonra ruhça Batı'ya teslim oluşa karşı tüm milletçe içimize kapanıp direndiğimizi, nice korkular ve azaplar çektiğimizi, nice mistik umutlar ve hayaller içinde çırpındığımızı, bir gün baskıdan kurtulursak mukaddesatımıza dört elle sarılmayı nasıl hasretle beklediğimizi, tüm bunları unuttuk.."
"Türk genci! Düşman kalemiyle çizilen tabloyu görüyor musun?! İyi dikkat et. Bu tablo ebediyettir. O kadar büyük ve yüksek ki, onu ebediyetler bile kavrayamaz ve kaldıramaz. İşte, Türk budur.
Bu gazilere öldüler denilebilir mi?
Hayat bile, belki bir gün olur, ölür. Fakat bu tablo yaşar. Hem de ebediyetlerle boy ölçüşerek.
Türk genci! Çanakkale'yi, Sakarya'yı, Dumlupınar'ı yaratanlar, işte bunların soyudur, bunların kanıdır. Sen bunlarsın!"